Tayyip Erdoğan ötekileştiriyor diyorlar.
Hayır, ötekileştirmiyor. Çünkü ötekileştiremiyor.
Ne yapsa, ne etse, ne söylese, bir türlü ötekileştiremiyor.
Ve, ötekileştiremedikçe, eli arttırıyor.
Ne kadar eli arttırsa, karşısında, bir türlü ötekileşmeyen, yüzyıldır kısık ateşte pişmiş, pişkin mi pişkin, riyakar bir ‘milli atar damar’, doymaz bir ‘devletçi toplar damar’ buluyor ve Tayyip Erdoğan ilerledikçe ilerliyor.
Bir Hürriyet gazetesi yazarı yana yakıla ötekileştirilmekten söz ediyor. Türk’ün ‘gönlünü alma’ tonuyla yazılmış Ermeni soykırım tasarısını Almanya’nın onayladığı günün ertesinde Hürriyet’in ilk sayfasında büyük puntolarla “Yazıklar Olsun” başlığı atılıyor.
Bu mu ‘ötekileştirilmiş’ Hürriyet gazetesi?
Bu, ötede değil beride, şimdi Erdoğan’ın ve her daim devletin yanında duran, Ahmet Kaya ve Hrant Dink’in kuyusunu kazdıktan sonra hala hiç utanmadan Ermenileri ve Batı’yı ötekileştirme görevini ifa etmeye devam eden Hürriyet gazetesi.
Ötekileştirilenler yüzyıldır aynı, Ermeniler, Kürtler, bir kısım milliyetçilikten yeterince nasibini almamış sosyalist ve bir kaç liberal/demokrat.