Bu dönemin en önemli özelliklerinden biri işkencenin meşrulaştırılmasıdır. Polis Şeyda Yılmaz’ın gencecik yaşta yaşamdan koparılmasının hesabını vermek, çıkartılan afları, verilmeyen cezaları, sokakların katille benzer profilde yüzbinlerle dolmasını açıklamak yerine slogan atılabilmesinin nedeni bu. Katilin çöp poşeti ile hayvanların taşındığı araçla adliyeye götürülmesi karşısında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın verdiği tepki tarihe geçecek nitelikte: “Polis memuru kızımız Şeyda Yılmaz’ı şehit eden saldırganın Emniyetten adliyeye götürülme şekliyle ilgili olarak soruşturma açıldığına dair iddialar ALÇAKÇA BİR YALANDIR❗️Anlatım bozuklukları bir yana, kamuoyunun içini soğutmak için yapılan bu ilkel eylemi savunmak için paylaşılan mesaj, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “uyuşturucu satıcılarının bacağını kırın” mesajından bile vahim.
2018’de Van’da, bir konutta PKK’lıların saklandığına yönelik ihbarı değerlendiren polis ile bölgedeki PKK’lılar arasında çatışma çıktı. Çatışmada iki PKK’lı öldürüldü.
Çatışmanın ihbarda bulunulan evle ilgisi yoktu ama çatışmadan sonra bu eve de girildi. Evde, sadece 18 yaşından küçük bir kız vardı. İfadesi alınan çocuk, mahkemeye sevk edildi ve serbest bırakıldı. Ancak bir süre sonra hakkında örgüt üyesi olmadan örgüte yardım iddiasıyla dava açıldı. Mahkeme, çocuğu suçlu buldu ancak hükmün açıklanmasını geriye bıraktı. Bütün bunlar olurken çocuk başka bir dram yaşıyordu. Yaşadıklarını ancak birkaç ay sonra ifade edebildi. Çocuk, gözaltına alınırken işkence gördüğünü, hamile olduğunu beyan etmesine rağmen darp edildiğini, çocuğunu düşürdüğünü, bunları söylediği doktorun ise kendisine aksi yönde rapor verdiğini iddia etti.
Anayasa Mahkemesi, çok basit bir noktaya işaret ederek, işkence iddialarının ciddiyetini vurgulayan bir karara imza attı. AYM, hak ihlali kararında, şikâyette bulunan çocuğun ifadesinin bile alınmadığına, tanıkların dinlenmediğine dikkati çekti. Olayla ilgili delillerin toplanmasını istediği emniyet biriminin zaten işkenceyle suçlanan birim olduğunu vurguladı. Bu dönemin başarısı, bütün bunların alkışla karşılanacağının bilinmesi… İşkencenin her koşulda yasaklanmasının bir nedeni var. Ve bunun bir topluma unutturulması bir devlet için gurur vesilesi yapılıyor. Çöp poşeti aslında bir toplumun başına geçiriliyor. Yarın bir başkasına işkence yapıldığında, yarın en yakınındaki insan bunun mağduru olduğunda bile sesini çıkaramaz hale getirilmiş insanlar. Ne büyük başarı! Ve elbette bu yazıyı da olayı da küfürle karşılayacak ve elbette hiçbir şey başlarına gelmez sanacaklar…