Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Taksim’de bir araya gelen gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının bir an önce serbest bırakılmasını, basın üzerindeki baskının kaldırılmasını talep etti.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Galatasaray Meydanı’nda Türkiye’deki ‘basın özgürlüğü’ durumuna dikkati çekmek için eylem yaptı.
Gazeteciler ‘Yeter’, ‘Susmayacağız’ ve ‘Gazetecilik suç değildir’ yazılı pankartları açarak ‘Özgür basın susturulamaz’ ve ‘Gazeteciler çıkacak yine yazacak’ sloganlarını attı.
Haber ve yorumlar tutuklama sebebi
TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, 3 Mayıs’ın ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ ilan edilmesinin ardından 24 yıl geçtiğini, Türkiye’nin bu sürede basın özgürlüğü konusunda geriye gittiğini söyledi.
Özellikle son 10 yıl içerisinde onlarca gazetecinin tutuklandığını, yüzlercesine dava açıldığını, binlercesinin de işsiz bırakıldığına vurgu yapan Durmuş, halen 159 gazetecinin yaptıkları haberleri ve yorumları nedeniyle tutuklu olduğunu hatırlattı.
Durmuş, medyanın sansürünü ve oto-sansürünü de Türkiye’de ‘basın özgürlüğü olmadığının kanıtı’ olarak yorumladı.
‘Uzun tutukluluk cezaya dönüyor’

Durmuş, darbe girişiminin ardından ilan edilen ve üç defa uzatılan olağanüstü hale (OHAL) sözü getirdi: “OHAL ile yönetilen ülkemizde gazetecilik yok ediliyor. Onlarca muhalif medya kuruluşu kapatıldı. Tek sesli bir medya, tek sesli bir Türkiye yaratılmak isteniyor. Demokrasinin olmazsa olmazı olan çok seslilik yok ediliyor. Bir kamu hizmeti yapan gazeteciler adliye koridorlarında hakimlerin karşısına çıkıyor, tutuklanıyor. Haberin suç olmadığını söyleyen savcılar, hakimler açığa alınıyor. Türkiye’nin birçok ilinde süren basın davalarında haberler tartışılıyor. 159 meslektaşımızdan birçoğu hakkında hala bir iddianame dahi hazırlanmadan cezaevlerinde bekletiliyorlar. Aylardır süren tutukluluk hali fiilen cezaya dönüştürülüyor. Hukuk çiğneniyor.”
Durmuş, gazetecilik olmazsa demokrasi ve hukukun olamayacağını belirterek, “Başta kendi ülkemizdeki tutuklu gazeteciler olmak üzere, dünyanın çeşitli ülkelerinde tutuklu olan gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise “Ben avukat ve insan hakları savunucusuyum. 30 yıldır mahkemelerdeyim ama hiç böyle bir dönem yaşamadım. İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, haber alma özgürlüğü birbirini tamamlayan temel insan haklarıdır. Şimdi tümü ayaklar altında” dedi.
Eyleme gazetecilerle birlikte Gazeteciler Federasyonu Temsilcisi Mehmet Köksal, İngiltere Gazeteciler Sendikası Başkanı Tim Dawson, TGS Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, TGS İzmir Şube Başkanı Halil Üner ve TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya da katıldı.
Basın özgürlüğünde kara tablo

Geçen yıl Türkiye’de 780 gazetecinin basın kartı iptal edildi, 839 gazeteciye haberleri nedeniyle dava açıldı, 157 yayın organı kapatıldı, 14 yayın yasağı kararı verildi, 189 gazeteci sözlü ve fiziksel saldırıya uğradı, işini kaybeden gazeteci sayısı 10 bini aştı, yedi yabancı gazeteci sınırdışı edildi, üç basın merkezine polis baskını yapıldı, 20 siteye erişim engeli getirildi.
Türkiye’de 150’ye yakın tutuklu gazeteci bulunuyor. Tutuklu gazetecilerin arasında Diken’in eski editörü Tunca Öğreten de var.