Freedom House Davutoğlu'na yanıt verdi, hükümetin 'basında kontrol' sevdasına dikkat çekti

ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House, Türkiye’yi basın özgürlüğü açısından ‘özgür değil’ kategorisine düşüren raporuna ilişkin eleştirilere yanıt verdi. Kuruluşun proje direktörü Karin Deutsch Karleker, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun raporu ‘algı operasyonu‘ diye nitelemesi karşısında, Türkiye’de gazetecilerin özellikle Gezi Parkı protestolarında maruz kaldığı baskıyı tek tek bir kez daha anlattı.

Turco*file isimli blog sitesine konuşan Karleker, şunları söyledi:

Türkiye niçin ‘küme düştü’?

Freedom House'un basın özgürlüğü haritası
Freedom House’un basın özgürlüğü haritası

* 2013’te, yürütmenin sistematik siyasi baskısının sonucunda, çok sayıda gazeteci hükümete dair eleştirel haberleri nedeniyle kovuldu. Sözgelimi, İstanbul’daki Gezi Parkı protestoları sırasında bir dizi medya kuruluşu yaşananları haberleştirmekte yavaş davrandı. Protestoları haberleştirmeye çalışan medya kuruluşları da, gazetecileri ve editörleri işten kovmaları için hükümet baskısına maruz kaldı. Onlarca kişi, protestocularla sempatiyle yaklaşan haberleri nedeniyle kovuldu veya istifa etmeye zorlandı.

* Yıl boyunca yaşanan bazı başka vakalarda da, önde gelen gazeteciler yolsuzluk veya hükümetle PKK arasındaki görüşmelere ilişkin haberleri nedeniyle işten çıkarıldı. Başbakan Tayyip Erdoğan, en az bir vakada ediyoryal içeriğe bizzat müdahale ettiğini teyit etti. Gazeteciler Gezi protestolarını haberleştirirken tacize de uğradı. Buna ek olarak, 1 Aralık 2013 itibarıyla Türkiye’de demir parmaklıklar arkasında 40 gazeteci bulunuyordu [bu sayı şu an 21]; Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanesiydi. Dahası, internet medyasına yönelik sansür de endişe sebebi.

Türkiye’de basın özgürlüğünün en sorunlu tarafları neler?

* Türkiye’deki gerilemenin en kaygı verici taraflarından biri,  hükümetle medya patrınları arasındaki ilişkilerin son yıllarda giderek yakınlaşması; bu durum otosansüre ve siyasi sebeplerden kaynaklı işten kovulmalara yol açıyor. Bu, Haziran 2013’teki o meşhur vakayla iyice ortaya çıktı: CNN International Türkiye çapına yayılan protestoları 24 saat boyu yayınlarken, Türkiye’deki kolu olan CNNTurk penguen belgeseli yayınlıyordu.

Türkiye’nin özgür olmayan diğer ülkelerle benzerlikleri ne?

* ‘Özgür değil’ kategorisindeki ülkeler medya kuruluşlarının kullandığı editoryal içerik üzerinde büyük baskı uyguluyor; siyaseten hassas meselelerin haberleştirilmesini engelliyor veya yavaşlatıyor; ve basına, gazetecilere dava açılmasına yol açacak türden ağır yasal kısıtlamalar dayatıyor. Bu yıl ‘özgür değil’ kategorisine alınan Ukrayna gibi diğer ülkelere benzer biçimde, Türkiye’de özel haber yapmaya çalışan veya protesto hareketlerini haberleştirmeye çalışan muhabirlerin kısıtlanmasına ve hedef alınmasına, editoryal içeriği kontrol girişimlerine tanıklık ettik.

Raporda hangi yöntem kullanıldı?

* Raporu hazırlarken, medya özgürlüğü açısından bütün etkenleri ele almayı hedefliyoruz; bunlar arasında gazetecilerin ve haber kuruluşlarının özgürce ve yaratacağı sonuçlardan korkmadan haber yapabilmesinin yanı sıra halkın çeşitli haber ve bilgiye erişimi de bulunuyor. Basının ne kadar özgür olduğuna dair incelememiz, 23 metodoloji sorusu ve üç ana kategoriye dağıtılan 132 göstergeye dayanıyor. Bu ana kategoriler, yasal, siyasi ve ekonomik ortamdan oluşuyor.

Davutoğlu’na yanıtınız ne?

* Bütün olarak bakıldığında, Türkiye ‘kısmen özgür’ sınıflamasındaki ülkelerden daha az özgür. Fakat yasal, siyasi ve ekonomik ortama ilişkin puanları, Türkiye’nin hangi alanda ilerleme kaydetmesi gerektiği konusunda çok şey söylüyor. Basın özgürlüğü açısından Türkiye’deki ekonomik ortam 13 puan aldı; bu siyasi ortam için 26, yasal ortam için de 23 olan skora kıyasla daha iyi. Fakat Türkiye bu üç kategorinin üçünde de 2013’te geriledi. İnternet sansürünün seviyesi de, demokratik bir ülke için epey kötü.

Söyleşinin orijinal metni

Özgürmüşüz, haberimiz yok!