Fransa'yla okul krizi

Türkiye’deki iki Fransız okuluyla ilgili olarak Fransa’ya ‘nota’ verildi. Fransız büyükelçiliğince velilere gönderilen bilgilendirme yazısında ‘nota’ gereği bu yıldan itibaren okullara Türk öğrenci alınamayacağı, mevcut öğrencilerin de ilişiğinin kesileceği belirtildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e göre ise ‘nota’ halihazırda kayıtlı öğrencileri etkilemeyecek.

Durum İstanbul’daki Pierre Loti ve Ankara’daki Charles de Gaulle’de okuyan yüzlerce öğrenciyi ilgilendiriyor.

Yuvadan üniversiteye kadar eğitim veren bu iki okul doğrudan Fransa devletine bağlı. Tüm idare Fransızlarda ve müfredat Fransızlarca belirleniyor. Bir başka deyişle bu okullarda okumak ile Fransa’daki okullarda okumak arasında hiçbir fark yok.

Okullara yuvadan itibaren (üç ila beş yaş) öncelik sırasıyla Fransız öğrenciler ve kontenjana göre mezun çocukları, Türk çocuklar ve diğer ülke yurttaşlarının çocukları alınıyor.

‘Nota aldık’

Ankara ile Paris arasında Türkiye’deki iki Fransız okulunun statüsüne ilişkin yıllardır alttan alta süregiden anlaşmazlık su yüzüne çıktı.

Fransız büyükelçiliğince dün velilere gönderilen bilgilendirme yazısında şöyle dendi:

“Haziran ayı ortasında Türk tarafı bize şu ana kadar görüşülen önerilerin ötesine geçen bir
anlaşma taslağı sundu. 2 Temmuz 2024 tarihinde Türk yetkililerden, bu anlaşmanın
imzalanmaması halinde Charles de Gaulle ve Pierre Loti okullarının 2024-2025 eğtim-ögretim yılından itibaren Türk vatandaşı ögrenci kabul edemeyeceğini ve halihazırda okullarımızda kayıtlı
olan Türk ögrencilerin Türk okullarına nakledilmesi gerektiğini resmen bildiren bir Nota aldık.
Bu bağlamda, halihazirda sürmekte olan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda
olası sonuçları konusunda sizleri bilgilendirmeyi kendimize görev addediyoruz. Bu durum, sonuç
ne olursa olsun okulların tüm diğer öğrencilere açık kalmasa gerekse bile, Türk öğrenciler için
2024 eğitim-öğretim yılına başlama koşullarını tartışmaya açabilir.”

İşi bu noktaya getiren ‘anlaşma taslağı‘nda ne dendiği, Ankara’nın ne istediği bilinmiyor. Buna karşılık Türkiye’nin Fransa’da aynı statüde Türk okulları açmak, iki okula Milli Eğitim Bakanlığı personeli yerleştirmek, statülerini Türkiye’deki mevzuata uydurmak, müfredatta söz sahibi olmak gibi taleplerinin bulunduğu öne sürülmüştü.

‘Burunlarından kıl aldırmıyorlar’

Habertürk yazarı Nagehan Alçı’ya konuşan Milli Eğitim Bakanı ise ‘müfredata müdahale’ iddiasını yalanladı. Bakan, ayrıca halihazırda bu okullarda kayıtlı öğrencilerin naklinin söz konusu olmadığını söyledi.

Alçı’nın yazısındaki o bölüm şöyle:

“Müfredata müdahale edileceği, zorunlu din dersi konacağı yönündeki iddialara ‘Apaçık bir yalan, çok ahlaksız bir çarpıtma’ dedi Bakan Tekin.

Bu okulların yasal dayanağı olmadığı için zaten onlara yönelik resmi bir talep ya da yazı yazılması anayasa ve yasaya aykırı imiş.

Sayın Tekin şunları ekledi: ‘2015-2016’da bu okullara elinizdeki Türk öğrencilerin listesini verin dedik, vermediler. Zorunlu eğitim çağında çocukları kayıt altına almamız gerekiyor fakat bu okullar bizimle bilgi paylaşmıyor. Sayıyı dahi söylemiyorlar. Bu çocuklar eğitim dışı görünüyor.’

2019’da özel öğretim kurumları kanununa aykırı bir şekilde yönetmelikte denklik statüsü verildi bu okullara. Neyse ki biz bu yanlışı düzelttik ancak böyle olunca bu diploma ile bu okulların öğrencileri yabancı öğrenci gibi YÖS ile haksız bir şekilde üniversiteye yerleşebilir oldu.

Aslında bu okullar misyon çalışanlarının çocukları için Viyana sözleşmesine dayanarak kurulmuştu sonra Türk öğrenci almaya başladılar, fiilen bu durum devam etti. Fakat esasen yasalara aykırı, biz diyoruz ki gelin ikili anlaşma yapalım, öyle olursa iki ülke arası anlaşma iç hukukun üstünde sayılır ve sorun çözülür ancak ona da yanaşmıyorlar. Kısacası burunlarından kıl aldırmıyorlar. O nedenle bir çözüm bulamadık henüz.’

Peki bundan sonra ne olacak?

‘Bu durumda artık Türk öğrenci kaydı yapamayacaklar.’

Mevcut öğrencilerin durumu?

‘Onlar zaten kayıtlı, eğitimlerini tamamlarlar ancak yeni öğrenci alınamayacak şayet sorun çözülmezse. Bakın böyle Alman okulu var, Pakistan okulu var, İran okulu var, Pakistan okulunda hızlıca mesafe kat ettik, anlaşma yapalım dediler. Almanlar bir süredir her yıl velilere bu konuda sene başında bir mektup gönderiyorlar ve şayet sorun çözülmez ve çocuğunuz okula devam edemezse paranızı iade etmeyeceğiz diyerek kendilerini garantiye alıyorlar.’