Filistin meselesi, İsrail Gazze'yi vurunca mı hatırlanacak?
F

mete cubukcuMETE ÇUBUKÇU

Yıllardır çözülemeyen, çözülmesi de kolay olmayan bir sorun Filistin sorunu. Sorun her ne kadar şimdilerde neredeyse sadece Gazze’ye indirgendiyse de öyle değil.

Ama Gazze’ye yönelik gayri insani yaptırımlar ve saldırılar doğal olarak dikkatleri o küçük toprak parçasına çeviriyor; bu da normal. İsrail yıllardır aynı taktiği uyguluyor. Askeri ve siyasi gücünü Gazze üzerinde kullanıyor, çocuklar dahil dünyanın en büyük açık hava hapishanesinde sıkıştırılmış insanları öldürüyor.

Hamas ise sınırlı askeri gücüyle de olsa İsrail’i tedirgin etmekten geri kalmıyor. Bu bir yandan İsrail’in tehdit algısını beslerken, diğer yandan İsrail’i gerçekten korkutuyor. Bu önemli.

Ortadoğu’nun ana sorunu

Filistin meselesi Ortadoğu’nun ana sorunu. Bu sorun çözülmeden bölgeye adaletin gelmesi zor. Gidişata bakılırsa uzun bir süre beklenecek gibi görünüyor.

Arap ayaklanmaları sırasında bölgede olan bitene bulaşmadan kenardan izleyen İsrail bu süre içinde Filistin topraklarında ve Gazze ‘de istediği gibi at koşturdu. İsrail’den beklenen de buydu zaten. Aksi halde bu süre zarfında Filistin sorununun çözümünde adım atar ve barış masasına yanaşırdı. Ama kendisinden bekleneni yaparak herhangi bir adım atmadı.

İsrail yönetimi Gazze saldırısıyla yine beklenen yüzünü gösterdi. Yani İsrail’in yaptığı beklenmeyen, şaşırtıcı bir durum değil. Sonuna kadar tel’in etmek gerekiyor.

Çubuğu biraz tersine çevirelim

İsrail kaçırılıp öldürülen üç yerleşimçi gencin karşılığında bir Filistinli gencin öldürülmesine sesini çıkarmazken zaten bir süredir düşündüğü Gazze saldırısına bahaneyi de bulmuş oldu. Yine Filistin halkını cezalandırmak, öldürmek için gerekçe buldu.

Biraz geriye dönelim!

Arap ayaklanmalarından bu yana bölgedeki gelişmeler Filistin meselesinini önüne geçti. Bu haklı bir gerekçe olmasa bile Arap alemi, Türkiye dahil olmak üzere birçok ülke Filistin meselesini gündemin gerisine attı. Kendi dertleriyle meşgullerdi. Irak, Suriye, Kürtlerin konumu, IŞID başlıkları herkesi meşgul ederken, Türkiye dahil birçok ülke enerjisini Suriye’deki rejimi devirmeye harcarken kimse Filistin meselesinden söz etmiyordu.

Gazze saldırısı olmasaydı vaziyet yine pek kimsenin umrunda olmayacaktı. Bu nedenle inandırıcı olmak için Filistin meselesi sadece Gazze’ye saldırı olduğunda değil her daim gündemle olmalı.

Asıl gerekçe iki grubun birleşmesi

Uzun süredir (2007’den bu yana) biraraya gelemeyen ‘düşman kardeşler’, El Fetih ve Hamas kısa süre önce ortak hükümet için mutabakata vardı. Çünkü hem El Fetih hem de Hamas artık kredilerini tamamlamıştı.

Amerika’nın çabasıyla kurulan barış masası İsrail’in bildik, alıştık, bıkkınlık veren gerekçeler öne sürmesiyle bir kez daha çöktü. Böylece bu sürece güvenen Mahmud Abbas’ın tutunacak dalı kalmadı. Batı Şeria’da kredisi azaldı, halk tepkisi arttı. Tabiri caizse sıkıştı. Çünkü bütün iddiası barış süreci üzerineydi ama İsrail’le barış masasında bir yere ulaşmak mümkün değildi, öyle de oldu.

Bir ay önce bulunduğumuz Gazze ve Hamas cephesine gelince.

Hamas köşeye sıkıştı

Arap ayaklanmaları ya da baharı sonrası kendi deyişleriyle ‘altın dönem’ yaşayan Müslüman Kardeşler ve Filistin kolu Hamas, Mısır darbesi ve Suriye’deki iç savaşta gelinen nokta nedeniyle kısa süreli bir rahatlamadan sonra sıkıştı.
Darbe yönetimi Refah sınır kapısını tamamen kapattı, Hamas’ı Mısır’da yasaklı örgütler listesine aldı. Hamas’a gelen gelirler azaldı. Memur maaşları ödeemez hale geldi.

Halid Meşal Şam’daki karargahını Katar’a taşıdı, İran’la bağlar zayıfladı. Gazze’de halk tepkisi arttı. Askeri, siyasi ve ekonomik olarak zor durumda kalan Hamas yedi yıl sonra El Fetih’le ortak noktalarda buluşmaya karar verdi. Müslüman Kardeşler ‘düzen’i, Hamas’ı yanıltmıştı.

Yıllır sonra Filistin’li iki önemli grubun biraraya gelmesi önemliydi. Çünkü İsrail gücünü Fetih-Hamas bölünmesinden alıyordu. İkiye bölünmüş bir Filistin her zaman İsrail’in işine geliyordu.

İlk tepki İsrail’den

Bu birleşmeye ilk tepki beklendiği gibi İsrail’den geldi. Netanyahu hükümeti Mahmud Abbas’ı tehdit etti, ABD memnun olmadı. Ve Netanyahu uygun zamanı beklemeye karar verdi.

Yahudi üç gencin kaçırılıp öldürürülmesi İsrail için iyi bir fırsattı; bahane önlerine gelmişti işte.

Hamas-Fetih yakınlaşmasına darbe vurulacak, Hamas tahrik edilecek, Hamas İsrail’e füze yollayınca gerekçe oluşacak, El Fetih yönetimi köşeye sıkıştırılacaktı.

İsrail Gazze’de yine bildik ‘öldürme’ siyasetini uyguluyor.

Bu saldırıya ‘Hayır’ demek gerekiyor. Ama, tekrar edelim, Filistin melelesi, Gazze sorunu sadece İsrail saldırdığında fark edilmemeli.

Filistin ulusal mücadelesi Irak, Suriye diyerek bölgede yer kapmak için politika uygulamak isteyenlere kurban edilmemeli.