AB’ye iltica başvuruları son yıllarda düşüş eğiliminde olduğu bir gerçek. AB ülkelerine düzensiz göç 2025 yılında yüzde 26 oranında azalarak 2021 sonrasının en düşük seviyesine geriledi.
Buna rağmen AB sertleştirdiği göç ve iltica düzenlemelerinin en tartışmalı bölümlerinden biri, “üçüncü ülkelere kurulacak sınır dışı merkezleri konusu oldu. AB ülkelerinde iltica başvurusu reddedilenlerin gönderileceği merkezler hukuki açıdan tartışmalı. Ancak AP ve üye ülkeler arasında varılan uzlaşma sonucu düzenlemenin yürürlüğe girmesinin önünde hiçbir engel kalmadı.
AB dışında üçüncü ülkelerde kurulacak “geri dönüş merkezleri”ne, AB ülkelerinde iltica başvuruları reddedilmiş ancak menşe ülkeye sınır dışı edilemeyecek durumdaki kişiler gönderilecek.
Bu uygulamanın tek ön koşulu, söz konusu üçüncü ülkeyle bir veya daha fazla AB ülkesinin bir anlaşma imzalamış olması.
Uluslararası Kurtarma Komitesi’nden (IRC), düzenlemenin “AB sınırları dışında hapishane benzeri merkezlerde tutukluluk halini normalleştireceği, bu durumun hukuki kara delikler oluşturacağı ve insanların takibat, işkence ya da daha kötüsüyle karşı karşıya kalabileceği ülkelere sınır dışı edilmesi riskinin arttığı” uyarısında bulundu.
Bir “barış ve değerler birliği” olarak kurulan AB, AB’yi yönetenler kendi siyasi istikballeri için aşırı sağcı partilerle anlaşarak artık kendi “değerlerinden” vazgeçiyor…