Salgının başından itibaren uzaktan eğitime gerekli cihazı ve internet erişimi olmadığı için hiç ulaşamayan veya sınırlı ulaşabilen öğrencilere salgın yayılımına ve sağlık riskine rağmen sınavlar dayatılıyor.
Salgında hastanelerden, karantinadan çıkarılarak ambulanslarla sınavların gerçekleştiği binalara gitmek zorunda bırakılan öğrencilerimizin görüntülerine şahitlik ettik. Şimdi her gün sayılarla ifade edilen canları, yaşamları kaybettiğimiz ve salgının hızla artmaya devam ettiği bir dönemde siyasi iktidarın, MEB’ in sınav ısrarı devam ediyor.
Salgına rağmen sınavlardaki bu akıl dışı ısrarın nedeni her kararda olduğu gibi ideolojik! Eğitimde salgınla birlikte her geçen gün derinleşen eşitsizlik siyasi iktidarın piyasacı, gerici eğitim politikalarını güçlendiriyor. Eğitimde eşitsizliğin derinleşmesi ve seçmeye, elemeye dayalı sınavlar sonucunda öğrenciler ya sermaye için ucuz işgücü haline getiriliyor, ya da özel okullara; dini yapılara, cemaatlere, tarikatlara mecbur bırakılıyor.