Esas beklenmeyen, Trump’ın Ankara’ya ayak basar basmaz açıkladığı İran’la ateşkese son verme kararıydı.
Trump’ın ülkemize gelmesiyle birlikte İran üzerine füzeler yağmaya başladı. Giderken de Trump İran’a saldırıları artıracakları ‘müjdesini’ verdi.
Hürmüz Boğazı’na abluka yeniden konulabilirmiş.
Zirvenin ilk günü, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile basın karşısına çıktığında İranlılar hakkında şu sıfatları kullanabildi Trump:
‘‘Onlar yalancı. Onlarda bir sorun var. Kafayı yemişler. Yalancılar, dolandırıcılar, hasta insanlar.” İnsan aynı masaya oturup düşmanlığı sona erdirme, ateşkese ulaşma veya savaşı bitirme müzakereleri yürüttüğü kişilerle ilgili bu tür sfatları, onların kulaklarına gidecek şekilde sarf eder mi?
Ateşkes ve savaşı bitirme müzakereleri halen devam ederken hem de…
Ne oldu da, NATO zirvesi sırasında İran’a saldırı yeni bir boyuta ulaştı; yeniden İran’ı yerle bir etmekten söz etti Trump?
İki gün üst üste Ankara’da aynı zemini paylaştığı Batılı liderlerin pek çoğu, Netanyahu’nun peşine takılarak açtığı İran’a savaşı desteklemek bir yana, yapılana karşı çıkmışlardı.
Umarım, Türkiye’de özellikle kendisine gösterilen benzersiz olağanüstü ilgiyi, NATO üyesi ülkelerin liderlerinin uyumlu görünme arzularını yanlış değerlendirmemiştir Trump.
İran’ı yok etme konusunda onları ikna ettiğini mi düşünüyor ABD başkanı?
Kamuoyu yoklamalarına bakılırsa, daha kendi ülkesi halkını ikna edememişken…