Fatma Çelik: Otoyollar üzerinden oluşan ekonomik yük, 'hizmet bedeli' tartışmasının ötesine geçmiştir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Karayolları modern devletin en temel kamu hizmetlerinden biri. Yol yalnızca asfalt değildir; ekonomik hayatın, sosyal hareketliliğin ve vatandaşlık ilişkisinin taşıyıcısı. İnsanların ailesine, işine, memleketine veya sağlık hizmetine ulaşırken ciddi bir ekonomik bariyerle karşılaşması, yalnızca bireysel bütçeleri değil; sosyal devlet anlayışını da ilgilendiren bir meseledir.

Anayasa’nın sosyal devlet ilkesi, vatandaşın temel hizmetlere makul koşullarda erişebilmesini gerektirir. Ulaşım da bunlardan biridir. Elbette otoyolların maliyeti vardır. Elbette büyük altyapı yatırımları ciddi finansman gerektirir.

Ancak hukuk devleti yalnızca yatırım yapmayı değil, yapılan yatırımın toplumsal sonuçlarını da gözetmek zorundadır. Bir kamu hizmeti toplumun önemli bir bölümü için fiilen erişilemez hale geliyorsa, burada “kamu yararı” kavramının yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Bugün Türkiye’de otoyollar üzerinden oluşan ekonomik yük, artık “hizmet bedeli” tartışmasının ötesine geçmiştir. Çünkü vatandaş yalnızca vergisini ödeyen kişi değildir; aynı zamanda bu hizmetin doğal sahibidir.

Tam da bu noktada vergi adaleti tartışması ortaya çıkıyor. Vatandaş hem kamu finansmanına katkı sunuyor hem de aynı kamusal altyapıya erişebilmek için ikinci kez ciddi bedeller ödüyor. Üstelik bazı projelerde verilen araç geçiş garantileri nedeniyle, kullanılmayan yolların maliyeti dahi yine toplumun bütçesine yükleniyor.

Fatma Çelik’in yazısı