Fatma Çelik: Macaristan, Avrupa siyaseti için ilgi çekici bir laboratuvar niteliğinde

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün seçmeni sandık başına giden Macaristan, Avrupa siyaseti için oldukça ilgi çekici bir laboratuvar niteliğinde. Zira son yılların en çok tartışılan kavramlarından biri olan ‘popülizm’ denildiğinde akla ilk gelen ülke kuşkusuz.

Bugün gerçekleştirilecek seçimlerde, muhalefet blokunun anketlerde favori gösterildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Ancak Macaristan’da sonucu sadece seçmen tercihi değil, Orban döneminde ilmek ilmek işlenen ‘seçim mühendisliği’ ve kurumsallaşmış yapı tayin edecek gibi görünüyor. Bu nedenle, muhalefet kağıt üzerinde önde olsa da ‘sonuçlar henüz belli olmaz’ demek en gerçekçi yaklaşım olacaktır.

Bugün Macaristan’da Orban’ın eski müttefiki Péter Magyar ve Tisza Partisi’nin anketlerdeki çift haneli üstünlüğü, 16 yıllık bir dönemin kapanabileceği umudunu yeşertiyor. Ancak unutmamalıyız ki; popülist liderler için seçim kaybetmek, kurdukları sistemin bir gecede buharlaşması anlamına gelmiyor. Macaristan’da Orban bugün yenilse bile, bu popülizmin dünya genelindeki geri çekilişi değil, sadece bir aktörün sahneden çekilmesi olacaktır. Zira bu liderler, sadece sandığı değil, devletin kılcal damarlarını, yargıyı ve toplumsal hafızayı da dönüştürdüler.

Türkiye’den Macaristan’a uzanan bu benzerlikler silsilesinde en önemli ders şu: Demokrasi sadece seçimlerden ibaret değil; seçimlerin adil yapılabildiği kurumsal bir zeminden ibarettir.

Fatma Çelik’in yazısı