Toplumun kitap okuyan, sinemaya, tiyatroya giden, gündemi, siyaseti, dünyayı, teknolojiyi takip eden kesimleri, bu anayasadan başka her şeye benzeyen metne ve bu metne dayalı Türkiye tahayyülüne razı olmayacağını, açık bir şekilde gösterdi.
Bu söylediklerim boş bir avuntu ya da züğürt tesellisi değil, iktidar partisinin rejim inşa süreci bu yazının yazıldığı saat itibariyle anayasal statüye kavuşmuş gibi görünüyor olsa da, toplumun Türkiye’yi Türkiye yapan kesimi, tıpkı Gezi’de ve 7 Haziran’da olduğu gibi 16 Nisan’da da, üstelik yanına toplumun başka kesimlerini de alarak, bu durumun meşruluğunu tanımadığını ilan etti. Biz kendi “hayır”ımızı halka anlatırken “yeni bir başlangıç için hayır” demiştik, bugün o noktadayız, buradan bir başlangıç yapabiliriz, buradan yürüyebiliriz, ülkeden, hayattan, insandan umut kesmek yok, moral bozmak yok, yolumuz açık olsun.