Fatih Yaşlı: Memleketin ağacını, deresini, denizini yok etmeye and içmiş bir asalak sınıfı var karşımızda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Akbelen’in maden sahası ilan edilmesinin gerisinde Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’nin kömür ihtiyacının buradan karşılanacak olması vardı. Bu termik santral ise son yirmi yılın gözde şirketlerinden IC İçtaş ve Limak Enerji ortaklığında kurulmuştu. 

Dolayısıyla “kamulaştırma” adı altında yapılan şey, kamusal çıkarların bir kenara bırakılarak özel çıkarlara öncelik verilmesi, kamuya ait olanın gasp edilmesi ve bunun şirketlere, holdinglere, patronlara devlet aracılığıyla devredilmesiydi.  

Zaten Türkiye’de uzunca bir süredir kamulaştırma uygulaması, kamulaştırmanın ruhuna uygun bir şekilde, yani kamunun çıkarlarını gözeterek ve kamusal olanın lehine, özel olanın ise aleyhine sonuçlanacak bir mantıkla yürütülmüyordu. Bilakis, sermayenin çıkarları doğrultusunda ve ona yeni değerlenme alanları açacak bir mantık iş başındaydı. 

İşte Ankara’daki işçilerin emek hırsızlığına soyunan Doruk Madencilik ve bağlı olduğu holding, yani Yıldızlar SSS Holding de bunlardan biri. 

Halka savaş açmış bir grup holdingin, şirketin, patronun servetine servet kattığı, giderek daha da zenginleştiği ve halka savaş açmakla yetinmeyen, memleketin ağacını, deresini, denizini yok etmeye, havasını, suyunu zehirlemeye and içmiş bir asalak sınıfı var karşımızda.

Fatih Yaşlı’nın yazısı