Bugünden geriye dönüp bakıldığında, ‘nihai hedefi’ne ulaşamadığı için ‘başarısız oldu’ denilen Cemaat kalkışmasının aslında ne kadar başarılı olduğu görülebiliyor. Geçtiğimiz hafta, Sarraf’ın ABD’de yakalanması ve Can Dündar ile Erdem Gül’ün duruşmalarının gerek iç gerekse uluslararası kamuoyunda kapladığı yer, bu başarıyı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Görebildiğimiz kadarıyla, ABD 17-25 Aralık dosyasını Cemaat’in elinden aldı ve meseleye doğrudan dâhil oldu, bu ise ABD’nin Türkiye’deki mevcut iktidarla ve tepesindeki isimlerle olan ilişkilerinde çok ciddi kırılmalar yaratma potansiyeline sahip bir hadise.
Bu tutuklama, ‘büyük resmin’ ortasına yerleştirerek okunduğunda bir anlam kazanıyor, Türkiye’de siyasetin yeni ve sarsıcı gelişmelere gebe olduğu görülebiliyor.