Fatih Polat: Her iki taraf da, kendi hedefleri bağlamında sürecin içinde kalmaya devam etmek istiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Murat Karayılan’ın ANF’de geçtiğimiz ayın sonunda yayımlanan söyleşisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürece dair son açıklamaları, 18 ayını geride bırakan sürece dair bize ne söylüyor?

Karayılan’ın “Süreç dondu” vurgusunu, iktidar tarafından “Fiilen donduruldu” biçiminde ifade etmesi, her şeyden önce tıkanıklığın aşılmasına yönelik çağrıdır. Karayılan’ın sürecin devamı için fiili değil, yasal hukuki adımlar gerektiğine vurgu yapması ve Öcalan’ın rolüne işaret etmesi de bir gerekçeye dayanıyor.

İmralı’daki süreçte yaşanan tıkanıklığın Öcalan’ın ifadeleriyle kamuoyuna yansıdığı hatırlandığında ve bunun bilgisinin bizden önce Kandil’e ulaşmış olduğu dikkate alındığında, Karayılan’ın başvurduğu tonla, Öcalan’ın pozisyonunu güçlendirmeyi amaçladığı açıktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, atılması planlanan somut bir adıma vurgu içermeyen bu açıklamaları, iktidarın kendisine siyasi maliyet yaratmadan, sürecin gündemde olma haline yatırım yaptığını ve seçimlere dönük olarak DEM Parti’den beklentileri ve muhalefeti bölme stratejisine bağlı olarak kısmi adımlar atabileceğine yorulabilir. 

Her iki taraf da, kendi hedefleri bağlamında sürecin içinde kalmaya devam etmek istiyor. Ve süreç, an itibarıyla güç dengeleriyle sınanıyor. 

Fatih Polat’ın yazısı