Melih Bulu’nun görevden alınmasının ardından yerine vekaleten üniversite bileşenlerinin tercihi olmayan Naci İnci’nin atanması ise Saray iktidarı bakımından, muhalefete yaşatılacak başarı duygusunun zincirleme bir etki ile ciddi bir hegemonya yırtığına dönüşebileceği hesabından hareketle, ikinci raunda hazırlanırken ortamı kollama süreci gibiydi. 20 Ağustos Cuma gecesi yine bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Naci İnci’nin üniversiteye rektör olarak atanması, Saray rejiminin Boğaziçide karşısında yer alan muhalefeti ikinci raunda daveti olarak okunabilir. Türkiye orman yangınlarından sel baskınlarına, daha da ağırlaşan ekonomik sorunlardan dış politika gündemlerine kadar yeni bir sarmalın içinde iken, Boğaziçi’deki muhalefetin yorulmuş olabileceği hesabıyla da yeni bir hamleye girişildi. 19 yıllık AKP iktidarı pratiği, karşısında yer alan dinamiklerle hesaplaşmasını, onları ezerek tamamına vardırmadan rahat etmeme üzerine kurulu. Dolayısıyla dikkatler başka gündemlere yoğunlaşmışken, görece ‘yorulmuş’ olabilecek bir hareketi ezmek için yeni bir hamlenin zamanıdır diye düşünülmüş olmalı.