Fatih Polat: Bizim tarafın propaganda bülteni gibi davranması asla düşünülmemeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gazeteciliğe dair tartışmada birbirimizi ikna edemesek de, en azından ilerletici olmuş olabileceğini umabileceğimiz bir noktaya geldik. Her tartışmanın bir ikna ile sonuçlanması da gerekmiyor.

Bizim tarafın, iyi habercilik gayretini bir kenara bırakıp, bulunduğu yerin sunduğu imkanların şehvetine kapılarak bir propaganda bülteni gibi davranması, gazeteciliğini bunun altında ezmesi ise kanımca asla düşülmemesi gereken bir handikap.

Tüm bunlara ek olarak ‘karın tokluğuna’ iyi gazetecilik yapmaya çalışmanın fetişleştirilmesi de anlamsızdır. Bizim tarafın basın kurumları açısından ve özellikle onların yöneticileri bakımından, çalışanlarının daha iyi koşullarda mesleği icra edebilmelerini, daha güçlü haber içeriklerini mümkün kılacak çabayı göstermek hayati bir sorumluluktur. Kendi sınırlarını aşmayı zorlamak yerine ona teslim olmak, gazetecilik heyecanını da öldürür.

Bunlar bizim açımızdan, “Ama ‘ana akım’ da şöyle” gibi karşıtlıklar içinde tartışamayacağımız, yüzleşmemiz gereken gerçeklikler olarak önümüzde duruyor. Bunu yapmayan, belki bir tartışma içinde hırpalanmaktan yırttığını düşünerek kendince mutlu olabilir ama bunun memurlaştırıcı etkisinden, yol açacağı çürümeden kaçamaz.

Fatih Polat’ın yazısı