Fatih Altaylı: İmamoğlu bunu görmeyecek kadar siyaset cahili değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

CHP ile ilgili yorum yapan ve CHP’ye yakın olduğu için bu yorumları inandırıcı zannedilen pek çok kişinin aslında CHP’de ne olup bittiği ile ilgili hiçbir bilgisi falan yok.

Mesela Özgür Özel’in grup başkanı olduğu için İmamoğlu’ndan uzaklaştığı düşünülüyor.

Oysa Özel’in grup başkanlığı seçimden önce kararlaştırılmış bir durum. Üstelik de Kılıçdaroğlu seçimi kazanacak varsayımı ile kararlaştırılmış bir durum.

Kemal Bey, seçim kaybının yepyeni bir durum oluşturduğunu düşünmemiş olmalı ki, seçim öncesi alınmış kararları aynen uyguluyor.

İmamoğlu ile ilgili olarak gerek CHP yandaşı gerekse iktidar yandaşı gazetecilerin yazdıkları ise büyük ölçüde “Olsa olsa” metoduna dayanıyor.

Dün de dediğim gibi İmamoğlu’nun acele etme niyeti yok.

Seçimden 10 ay önce İstanbul’u AK Parti’ye teslim etmeyi düşünmüyor. Ancak İmamoğlu’nun bazı kurmayları ya da İmamoğlu’nun düşüncesine değer verdiği bazı kişiler iktidarın öyle ya da böyle İstanbul’u İmamoğlu’ndan almak istediğini, CHP Genel Başkanı olursa en azından siyasi yasak getirmenin daha zor olacağını, ana muhalefet liderine siyasi yasak getirmenin hem içerde hem dışarda bedeli olacağını söylüyorlar.

Partideki İmamoğlu karşıtları ise İmamoğlu’nu Muharrem İnce haline getirmek ve “Genel başkana karşı saygısız, hırsı aklının ötesinde, bencil ve egosantrik biri olarak göstermek” istiyor ve bu yolla partiden uzaklaştırmak istiyorlar. Bunu başarmaları da çok güç değil ve İmamoğlu da bunu görmeyecek kadar siyaset cahili değil. 

Kemal Kılıçdaroğlu bu kafada ısrar ederken, ben CHP’de hızlı bir değişim, seçim sonuçlarına bağlı bir yenilenme beklemek için erken olduğu kanaatindeyim.

Fatih Altaylı’nın yazısı