Mizah yazarı Erdinç Utku, isyanını bir süredir sosyal medyadan sürdürüyor. Orada yazdıklarını bana da gönderdi. “Gırgır’da yayınlanmış karikatürleri üzerindeki imzaları silerek yayınlamasını Sözcü’ye yakıştıramıyorum” diyordu. Sözcü’nün Yazı İşleri’nin mutlaka bir açıklaması vardır. Ancak eski karikatürlerdeki imzaların çıkarılarak yayımlanmasının ahlaki bir açıklaması olamaz. Gırgır’ın telif haklarının Sözcü’de olması, sanatçıların imzalarının silinmesini haklı göstermez. Örnek vermek gerekirse, “İpsiz Osman”, Orhan Alev ve Ergün Gündüz’ün yarattığı bir karikatür serisi.
Sözcü, bir kenarına “Gırgır nostalji” yazarak aynen yeniden basıyor her hafta ama yazar ve çizerinin imzası, ismi yok. Sadece “İpsiz Osman” bandında değil, sekiz sayfalık Gırgır ekindeki karikatürlerin büyük çoğunluğunda imza yok. Sanırım sadece ekin kapağı güncel, onda Sözcü’nün karikatüristi Ergin Asyalı’nın çizimi ve imzası var. Onun dışında bir tek “Hasbi Tembeler” bandında Mort Walker imzası göze çarpıyor; muhtemelen o da yabancı bir çizer olduğu için…
Hatta bazı karikatür bantlarının üzerinde karakterin ya da öykünün adı da yok. Karikatürlerin daha önce ne zaman yayımlandığı bile belli değil. Hiçbirine orijinal tarihi konulmamış. Savruk ve gelişigüzel hazırlanmış bir ek görünümü veriyor bu haliyle. Gırgır’ı bu şekliyle yayımlamak o mizah efsanesine hakaret. Karikatüristlerin imzalarının çıkarılması da etik açıdan sorunlu bir davranış. Sanatçıyı kendi yaratısından, yaratısını da bağlamından koparmış oluyorlar. Telif haklarının sahibi olması Sözcü’ye, derginin yayın haklarını vermiş olabilir ama bu onlara sanatsal ürünlerde değişiklik yapma ve sanatçıyı eserinden koparma hakkı vermez.