Birinci tarih 5 Temmuzdur. Bu tarihte TUİK enflasyon verisini açıklayacak. Şimşek yeni bir sayfa açmak istiyorsa ekonomi ile ilgili önemli istatistikler açıklayan TUİK’in rakamları nesnel olarak görmesi gereklidir. Rakamların geçmişte siyasi olarak ele alınması kurumun güvenilirliğine büyük darbe vurmuştur.
Rakamlar ne kadar kötü olursa olsun memurlar tarafından oynanmış bir rakam kadar kötü olamaz. Yani demek istediğim, gerçek ne kadar sıkıntılı olursa olsun onu verin. Önemli olan güveni kazanmaktır. Eğer Şimşek güveni kazanırsa her sorunu çözecek bir duruma gelecektir.
Geçtiğimiz gün Galatasaray Spor Kulübü, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı özel durum açıklamasında sponsorluk anlaşmasında enflasyona göre artış oranı için TÜİK ve ENAG’ın açıklayacağı oranların ortalamalarının alınacağını duyurdu. Sonra bu detayı kaldırdı. Lakin dikkati çeken konu şudur: TUİK yaptığı yanlış işlerden dolayı o kadar güven kaybı yaşamış ki, ticari işlerde baz alınacak veri setinin yegane kaynağı olarak görülmemiştir.
Bu durum devlete olan güvenle alakalıdır. Güven bir bütündür. Güven varsa yatırım vardır. Yatırım varsa dolar kıtlığı bitecektir. Kıtlık biterse kur düşecek, enflasyon gerileyecektir.
İkinci tarih ise 20 Temmuzdur. Bu tarihte ise Merkez Bankası faiz kararını açıklayacaktır. Faizin birden 40-50 bandına gelmesini istemek mantıklı değildir. Zira düşük faize bağımlı şirketlerin uyum sağlaması için artışların kademeli olması gerekli. Ancak kademeli derken de piyasanın Şimşek ve ekibine açtığı kredinin devam etmesi adına da 20 Temmuz günü en az 5 puanlık bir artış ile politika faizinin 20’ye getirilmesi gereklidir.