Etyen Mahçupyan: Yüzde yetmişin ahlakı dindarlık için gerekli koşul olarak görmemesini nasıl açıklayabiliriz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Elif Çakır konu etti… İlahiyatçı bir öğretim görevlisinin yürüttüğü saha çalışmasında ‘Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?’ sorusu sorulmuş ve görüşülen kişilerin yüzde yetmişi ‘gerektirmez’ diye cevap vermiş.

Oysa ‘yüzde doksan dokuzu Müslüman’ bir ülkede yaşıyoruz, kendisine dindar diyen insan sayısı artıyor ve başkaları dinsel kutsallarımıza dokunduğunda da çok aşırı tepkiler verebiliyoruz. Diğer deyişle bu konuda duyarlılığın yüksek olduğu, dini inancın kimliğin temel özelliklerinden birini oluşturduğu açık…

Dolayısıyla dine bakışımızın dinin bizden beklentisiyle uyumlu olması beklenir. Eğer bir dinin akideleri söz konusu dine mensup kişilerin ahlaklı olmasını bekliyorsa, dini hassasiyeti olanların ahlakı dindarlığın parçası olarak görmesi ve o doğrultuda davranmasından daha doğal ne olabilir? Bu durumda yüzde yetmişin ahlakı dindarlık için gerekli bir koşul olarak görmemesini nasıl açıklayabiliriz?

Etyen Mahçupyan’ın yazısı