Bugünün ‘altın’ kuralı şu: Eğer ilgilendiğiniz coğrafya size yakınsa, siyasi ve kültürel açıdan arka bahçeniz niteliğine sahipse ve başkalarının oraya nüfuz etme imkanı azsa, ‘böl ve yönet’ stratejisini kullanın.
Ancak eğer coğrafya size uzak, siyasi ve kültürel açıdan bir başkasının arka bahçesi olmaya eğilimli ve başkalarının nüfuz etmesine olanak veren cinsten ise ‘birleştir ve yönet’ stratejisini benimseyin.
Dolayısıyla bugün Ortadoğu’ya ilişkin yaklaşımlara baktığımızda Rusya’nın ‘böl ve yönet’, ABD’nin ise ‘birleştir ve yönet’ mantığına yakın durduğunu görüyoruz. Rusya Kafkaslar’da yaptığının aynısını Ortadoğu’da gerçekleştirme peşinde. Başarırsa belirsiz bir süre için oraya bir başkasının müdahalesi büyük ölçüde imkansız hale gelecek.
ABD ise ülke bütünlüklerinin olabildiğince korunması ve böylece hem anlamlı muhataplar, hem de Rusya’nın gücü altında ezilmeyen aktörler üretme peşinde. Batı ittifakının bizler için anlam ve değeri de zaten bu noktada…
Not: Rektör seçimi, Kürt Belediye Başkanları, hele de Fırat Anlı, şimdi de Cumhuriyet gazetesi… Ortak akıldan ortak akılsızlığa doğru hızla ilerliyoruz…