Misak-ı Milli sınırlarını hedef ilan eden bir yaklaşımın sorunlara gebe olabileceğini öngörmek zor değil.
Misak-ı Milli sınırlarına doğru fiziksel olmasa bile hegemonya anlamında bir genişlemeyi bu ülkede yaşayan herkes ister. Ama başkaları bunu niye istesin ki? Bizim Misak-ı Milli’miz varsa, başkalarının da var…
Gerçekçi bakışı zorlayan bir tutum Türkiye’yi bölgesel bir koalisyon karşısında pratikte tek başına bırakabilir. Eğer yanımıza böyle bir gelişmeden kendisi için de yarar gören bir büyük gücü alamazsak başarı şansımız olmaz.
Öte yandan elimizde çok fazla seçenek de yok. Zaten bölgede olan Rusya’nın buna ‘evet’ deme ihtimali olmadığına göre, ibrenin Batı’ya dönmek zorunda olduğu açık. Dolayısıyla bu türden bir ‘projenin’ başarılı olması ancak yanımıza ABD’yi alabildiğimiz takdirde mümkün.