Davutoğlu’nun Erdoğan’la yaptığı tarihi 4 Mayıs görüşmesi veya daha görkemli bir olayı uygun bulanlar için kongre tarihi olan 22 Mayıs ulusal bayram ilan edilebilir. Bunu kinaye olarak söylemiyorum… Son dönemde başka hiçbir olayda toplumun bu denli ‘sevinçte’ buluştuğuna tanık olmadık.
Davutoğlu’nun görevi bırakmaya zorlanmasına kimler üzüldü, bir bakalım… Görünen o ki samimiyetle üzülenler epeyce dar bir kesim ve hepsi de AK Parti’li. Bunların içinde Davutoğlu’nun yakın çevresi, çalışma arkadaşları da var ama sosyolojik açıdan önemsiz bir oran.
Dikkate alınması gereken ‘üzülenler’ Davutoğlu ile birlikte evrensel standartlarda, rasyonel bir inşa sürecinin başlayacağını umanlardı. Çoğunlukla iyi eğitimli, kentli, orta üst sınıf, yeni kuşak, küresel niteliklere haiz muhafazakarlar. Toplam nüfusun en fazla yüzde 5’i, pek pek 7-8’i…
Buna karşılık Davutoğlu’nun gidişi ve tüm yetkinin Erdoğan’da toplanıp uygulamada da karşılık bulacağının anlaşılması geri kalan herkeste büyük bir coşku yarattı. Başta tabi ki kendilerini Reisçi olarak tanımlayanlarda… Siyasete tutunmak için başka imkanı olmayanların kariyer hayallerini anlayışla karşılamak gerekir. Ancak sosyal medyaya baktığımızda örneğin Gülen cemaati mensuplarının da büyük sevinç içerisinde oldukları anlaşılıyor. Aynı durum PKK destekçileri için de geçerli. Dahası CHP ve MHP’liler de son derece memnunlar.