Hukuken haklı sayılmanın siyaseten haklı olmak açısından yeterli olmayabileceğini, çünkü ‘hakkaniyetli’ gözükmeyebileceğini tartışırken Anayasa Mahkemesi’nin Dündar ve Gül karar gerekçesi geldi.
Anayasa Mahkemesi Gül ve Dündar’ın tutuklanmasının ‘hakkaniyetli’ bir tedbir olmadığını, iddianamenin bu açıdan yetersiz kaldığını ve ölçüsüz bir tedbir olarak kullanıldığında bizatihi tutuklamanın ifade ve basın özgürlüğü açısından bir hak ihlali oluşturduğunu söylüyor… Yani ne kendisini birinci mahkeme yerine koyuyor, ne de esasa müdahalede bulunuyor. Delil değerlendirmesi yapmıyor ama delil içermeyen bir iddianameyi de görmezden gelmiyor… Hakkaniyete riayet etmeyen hukuki tasarrufların kamu vicdanı sınavından geçemeyeceğini hepimize hatırlatıyor.