Esra Arsan: Çıkarcı siyaset için kaderci, cahil ve bilgisiz bırakılmış bir halk kitlesinden daha elverişli ne olabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Türkiye bir çelişkiler ülkesi.

Kadercilik ve cahillik kol kola girmiş, sanki bu topraklarda yaşayan insanların varoluşuyla dalga geçiyor.

Yalanların efendisi olmuş politikacılar, halkın inançlarıyla, günlük çıkarlarını sömürerek egemenliklerini, dünyalıklarını büyütmenin yeni yollarını keşfediyor.

Çıkarcı siyaset için kaderci, cahil ve bilgisiz bırakılmış bir halk kitlesinden daha elverişli ne olabilir? Hele de bu kitle ev, araba, beyaz eşya, okul taksiti gibi gündelik dertlerle boğuşurken gelecek güzel günlere inandırılmışsa.

Bilginin olmadığı ve bilgiye karşı ısrarlı talebin de olmadığı bu ülkede, Millet Meclisi çatısı altında “Erdoğanlanmak” için yapılan anayasa değişikliği görüşmeleri adeta bir dış haber veya belgesel film kıvamında izleniyor. Bize hem yakın hem de uzak. Bir şeyler oluyor ülkede, ama tam olarak bizimle alakalı mı değil mi bilmiyoruz. Öylesine izliyoruz. Bazılarımız izlemiyor bile.

“Erdoğanlanmak” diyorum, çünkü anayasa değişikliğiyle asıl yapılmaya çalışılanın zoraki bir başkanlık sistemini halka dayatmak olduğu ayan beyan ortada. Meclisteki iktidar partisi üyeleri cebren ve hile ile yalan ve dolan ile bir millete tek adam iktidarını dayatıyor ve o millet resmen uyuyor, uyutuluyor.

Esra Arsan’ın yazısı