Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kararıyla özelleştirilicekler listesinde İstanbul’daki eski Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi ile eski Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi de yer alıyor.

Resmi Gazete’de 17 Mart’ta yayınlanan kararda, özelleştirmeden elde edilecek gelirin giderler düşüldükten sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yenileme yatırımları ve yeni sağlık tesislerinin finansmanında kullanılmak üzere hazineye aktarılacağı ifade edildi.
Halen Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) İstanbul Yerleşkesi olarak hizmet veren eski Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi yaklaşık 21 bin metrekare büyüklüğünde. Arazisinde 19’uncu yüzyıldan kalma tarihi İbrahim Fehmi Paşa Köşkü ve koru bulunuyor. Köşk cumhuriyet döneminde göğüs hastalıkları hastanesi daha sonra da Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi olarak hizmet vermişti. Ülkenin ilk başarılı (hastanın yaşadığı) kalp nakli 1989’da burada yapıldı. Hastane daha sonra Kartal’da yapılan yeni binasına taşındı.

Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesiyse 1966’da dispanser olarak hizmete başladı. Arkasından meslek hastalıkları merkezi ve SSK hastanesi oldu. 2005’te Sağlık Bakanlığı’na devredilerek Yavuz Selim Devlet Hastanesi adını aldı. 2017’de Tuzla Devlet Hastanesiyle birleştirilerek yeni binasına taşındı. Hastane binası 2024’de yıkıldı.

‘Sıradan bir yer değil, korunmalı’
Sivil Toplum Kuruluşu Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Neşe Şahna, eski Koşuyolu Hastanesinin bir arsa olmaktan da öte sağlık ve bilim mirası olduğunu ve korunması gerektiğini söyledi. Özelleştirilme kararının iptal edilmesi gerektiğini savunan Şahna, şöyle konuştu:
“Aklımıza getirmek istemediğimiz en kötü ihtimal gerçekleşti ve özel sektöre devredilmesine karar verildi.
Konut ve ticari alan ilan edilerek milyon dolarlık villalar, rezidanslar, AVM’ler inşa edilmesi ihtimali artık çok daha güçlü.
Koşuyolunun otele, rezidanslara ya da lüks, devasa hastaneye ihtiyacı yok. Koşuyolu, Kadıköy ve İstanbul’da yaşayanlar buna geçit vermemeli. Dünyada her şey para değil. Yetkilileri sağduyuya davet ediyoruz.”

‘Kamusal alanlar çarçur ediliyor’
Derneğin avukatı Onur Cingil Koşuyolu Hastanesinin Kartal’a taşınmasıyla endişelenmeye başladıklarını söyledi:
“Bölge insanlarını teskin etmek, ‘kamuda tutuyoruz’ demek için TÜRSEB’e tahsis ettiler. Sağlıkla iştigal edeceği görüntüsü verildi.
Burası aslında bölgenin oksijen deposu. Buraya ne yapılacağını öngörmek için alim olmaya gerek yok.
Bu Türkiye’de hem kamusal hem yeşil alanlarının talan edilmesi hem de malvarlığının çarçur edilmesi anlamına geliyor. Karar listesinde başka yerler de var. Halen ailemin yaşadığı Bursa Yenişehir’deki sağlık ocağımızın da özelleştirileceğini gördüm.
Bir hukukçu olarak muhalefet partileri, meslek odaları, sivil toplum örgütlerinin bu konuda ortak hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yönde de hukuki her türlü mücadeleyi yapacağız.”
Muammen bedel belirlenmemiş
Karara dikkat çeken Cingil, ‘muammen bedel’ yazmadığını söyledi. Bunun şirketlerin iktidarla el sıkışarak sahip olacakları anlamına geldiğini vurgulayan Cingil, şöyle devam etti:
“Bu ilk kez olmuyor. Pazarlıklar kamu ihale kanunu kapsamı dışında yapılacak. Alıcılar restoran menüsünden seçer gibi sahip olacaklar.
Satışlar ekonominin, kasanın tam takır olduğunu gösteriyor. Bir ülke artık hastane alanını da satmaya başladıysa çok ciddi bir çöküşün habercisidir diye düşünüyorum. Artık evinizin buzdolabını satıyorsunuz gibi düşünün.
Biz mevzuyu inceliyoruz. Bir hukuki süreci illa başlatacağız. Satışta kamuoyu menfaati yok. Tabii ki kamuoyunun itirazı çok önemli. Dilekçeler de verilebilir ama burada asıl yapılması gereken kararın iptali için dava açılması. Buradaki iptalle beraber bütün ek listenin iptal olur.
Öte yandan aynı kararda bir dönem Şişli Etfal Hastanesi’nin Nişantaşı Semt Polikliniği olarak kullanılan mülkü, yine Kartal’da korulu askeri alan da yer alıyor.