Esfender Korkmaz: Türkiye'de işçi hakları nasıl kısıtlandı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

1-Aslında, son 20 yılda işçi hakları kısıtlandı, sendikasızlaştırma politikası uygulandı. Bu nedenledir ki;

*1999 yılında sendikalaşma oranı yüzde 69,30 iken;

*2005 yılında yüzde 58,65’e geriledi.

*2023 yılında ise yüzde 14,76’ya kadar düştü.

2-İşçinin grev yapmasına da fiilen izin verilmiyor. Hükümetin grevleri 60 gün süreyle erteleme yetkisi keyfi kullanılıyor. Yasa şöyle; “Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt genel sağlığı veya millî güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu bu uyuşmazlıkta grev ve lokavtı altmış gün süre ile erteleyebilir.” Gel gör ki Millî Güvenliği bozucu etkisi; objektif değil, yoruma bağlıdır. Bu nedenle hükûmet tarafından kullanılıyor.

Erteleme kararı sonrası tarafların anlaşmamaları halinde grevlerin yeniden başlaması yasal olarak mümkün değil. Bu nedenle 60 gün içinde taraflardan ya anlaşmaları bekleniyor ya da toplu iş sözleşmesi Yüksek Hakem Kurulu tarafından sonuçlandırılıyor. Bu yapılmazsa sendikanın toplu iş sözleşme yetkisi düşüyor.

3-Hükûmetler; İdeolojik mahfiller, ideolojik sendikalar, sarı sendikalar kurdurdu. İşçi hakları ikinci planda kaldı. İşçiler de buna alet oldu. İşçilerin gücü bölündü.

Esfender Korkmaz’ın yazısı