Esfender Korkmaz: Rüşvet ve yolsuzluktan oluşan sermayenin günahı iktidarlara aittir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de iki takıntı dikkat çekiyor;

Birisi, sermaye karşıtlığı, diğeri Batı emperyalizmi.

CHP Genel Başkanı mitingde; “Sermayenin yanında mısınız, halkın yanında mısınız?” diye soruyor.

Her şeyden önce; spekülatif sermaye, kara para, rüşvet ve yolsuzluk yoluyla oluşan sermayeyi, ayrı tutmak gerekir. Bunlar istisnadır ve günahı da siyasi iktidarlara aittir. Bu tür sermaye aynı zamanda piyasada haksız rekabet oluşturur ve kurumsal sermayeye de zarar verir.

Piyasa ekonomisinde emek, sermaye, toprak ve müteşebbis üretim faktörleridir. Biri eksik olursa üretimde ve istihdam da aksama olur.

Kaldı ki, günümüzde sermaye, sermaye piyasası yoluyla tabana yayılmıştır. İşletmelerin hisse senetleri halkın cebindedir.

Dahası ciddi sermaye, kurumsal çalışan sanayi kuruluşları ücretleri düşük tutmaz. Çünkü düşük ücret verdiği işçiden verim alamayacağını bilir. Söz gelimi siyasi iktidar asgari ücrete ara düzeltme yapmadı ve fakat özel sektör yapıyor.

AKP iktidarında Türkiye’ye sıfırdan yatırım yapan ciddi yabancı yatırım sermayesi gelmedi. Nedeni sıcak para ve spekülatif sermaye girişidir. Zira sıcak para ekonomide kırılganlık yaratır ve bu kırılganlık ciddi yabancı yatırım sermayesi için risk oluşturur.

Çin sıcak parayı kontrol etti, buna karşılık ciddi yabancı yatırım sermayesini teşvik etti. Türkiye halen de günü kurtarmak peşinde ve sıcak parayı kontrol etmiyor.

Batı emperyalizmine gelince; Batı önceki asırlarda emperyalist anlayıştaydı. Bugün ABD, diğer ülkeleri kullanmak istiyor. Kişilikli ülkeler, açığı olmayan liderlere sahip ülkeler, teslim olmuyor. Türkiye de teslim olmak zorunda değildir… Mamafih 1 Mart tezkeresinde bunu yaşadık.

Avrupa’ya gelince; Avrupa insanlık refahının demokrasi ile gerçekleşeceğine inanıyor. Bu nedenle yalnızca demokratik birlik istiyor.

Zaten günümüz dünyasında emperyalizm, sömürü düzeni topla tüfekle olmuyor. Dış ticaret, dış ekonomik ilişkiler yoluyla oluyor.

Esfender Korkmaz’ın yazısı