CHP’nin yanlış ve eksikleri vardır;
1. “Vergide adaletin sağlanması’’ önerisi de prensip olarak doğrudur. Ancak eksiktir. Zira Kriz sırasında gelir ve kurumlar vergilerini artırmak krizin ömrünü uzatır. Kriz kronikleşir.
Şüphesiz ki gelir ve kurumlar vergisini artırmanın gelir dağılımını düzeltici etkisi olur. Ancak kriz şartlarında ve yüksek enflasyonla mücadelede bozucu etkisi daha yüksek olur.
Çünkü gelir ve kurumlar vergisi prensip olarak tasarruflardan ödenir. Bu nedenle gelir ve kurumlar vergisini artırmanın toplam talebi kısıcı etkisi yoktur. Buna karşılık arzı kısıcı etkisi olur. Yabancı ve yerli yatırımlar daralır. Mal arzı daralır, yerine ithalat talebi artar döviz sorunu tırmanır. Ya da mal arzı daralır ve fiyatlar artar.
2. Vergi harcamalarının kısılması ile eğer yatırımların, yerli ve yabancı sermayeye verilen destekler kast ediliyorsa, bu da çok yanlıştır. Türkiye ithal ettiği ara malını içerde üretmeden ve hizmet sektörü dışında sanayide toplam üretimde artış sağlamadan, doğrudan yabancı yatırım sermayesi çekmeden, cari açıktan, kur şoklarından ve yüksek enflasyondan kurtulamaz.
3. Genel olarak ve CHP’nin söylediği tüketici kredilerinde faiz oranları enflasyonun birkaç puan altındadır. Yani reel faiz yoktur. O zaman faizlere yüksek demek doğru değildir. Tüketici ve ihtiyaç kredilerinde faizi konuşmak yerine, devletin hane halkına yardım I ve II adı altında dağıttığı desteklerin partili militanlar yerine düşük gelir gruplarına dağıtılması, vatandaşa ucuz kirayla konut sağlanması veya kira yardımı yapılmasını önerebilirdi.
En büyük eksik, bu görüşmede CHP’nin “Türkiye bu krizden nasıl çıkar?“ tezinin olmamasıdır.
Krizden çıkışın demokratik ve hukuki altyapısı yoktur. Bu altyapıyı düzeltmek uzun zaman gerektirir. Kısa dönemde bir İstikrar programı yapmak şarttır. Bu programda, reel faiz, bütçede yatırımlar dışında tasarruf, aramalı ve hammadde ithalatında, ithal ikameci politikalar öncelikli araçlar olmalıdır.