Ertuğrul Mavioğlu: Biz Bakur'u bakanlık koridorlarında izlensin diye çekmedik

34’üncü İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimi ‘eser işletme belgesi’nin eksik olduğu gerekçesiyle iptal edilen ‘Bir Gerilla Belgeseli: BAKUR’ (Kuzey) filminin yönetmenlerinden Ertuğrul Mavioğlu, festivalde gösterilecek 33 belgeselden 29’unun bu belgeye sahip olmadığını, ancak sansüre Bakur’un maruz kaldığını söyledi.

‘Herkese yasaksa biz neden buradayız?’

ertugrul mavioglu
Ertuğrul Mavioğlu

Cumhuriyet’ten Selin Ongun’a konuşan Mavioğlu, özellikle Kürtlerle ilgili belgesellerin bu müdahalelere maruz kaldığını belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uzlaşmaya çalıştığına yönelik iddiaları da reddetti.

Bakanlığın, festivale yetiştirmek üzere gerekli incelemeyi başlatmak istediği ancak İKSV’nin basın açıklaması yapma yoluna gittiği yönündeki savunmasını ‘tamamen bir oyundan ibaret’ olarak değerlendiren Mavioğlu, “Eser işletme belgeseli eksik yalanına maruz kalan film sayısı 29’du. İstanbul Film Festivali’nde oynatılacak 33 filmden ancak beş ya da altı tanesinin eser işletme belgesi vardı. Ama nedense İKSV binasında sadece, Bakur, vardı. Bunu da İKSV yetkililerine söyledik. “Herkese yasaksa biz neden buradayız?” dedik” diye konuştu.

‘Biz bu filmi kitleler seyretsin diye çektik’

bakur6

Bakur’un bir diğer yönetmeni Çayan Demirel imzalı Dersim 38 belgeselinin de benzer uygulamalara maruz kaldığını hatırlatan Mavioğlu, şunları söyledi: “Pazartesi gel başvur, sana çıkmaz ayın son perşembesinde eser işletme belgeni veririm” demek ‘zaten pazar günü için Bakur’un gösterimini de sansürledim’ demektir. Çok iyi niyetli biçimde şu an hastanede olan Çayan Demirel arkadaşım, Dersim 38 belgeseli için eser işletim belgesine bundan yedi yıl önce başvurdu. Kurulda ‘belgesel değil’ diyerek reddedildi. Üst kurula çıktı, MİT, Emniyet, o, bu, şunun da olduğu bir üst kurul, bunun belgesel olmadığına karar verdi. Sonra Çayan, Danıştay’a dava açtı. Yedi yıldır mahkemelerde sürünüyor.” 

“Bizden ne bekliyorlar? Biz bu filmi bakanlık koridorlarında seyredilsin diye çekmedik. Bu filmi kitleler seyretsin diye çektik” diyen Mavioğlu, bakanlığa sansürcü konumundan kurtulmak istiyorlarsa festivaller üzerindeki baskıyı sona erdirme çağrısında bulundu.

İKSV daha refleksif davranabilirdi

bakur1

İKSV’nin krizi yönetemediği yönündeki eleştirilere karşın asıl sorunun vakıftan değil bakanlıktan kaynaklandığını savunan Mavioğlu, “Eğer sinema çekmek de cesaret işi haline geldiyse, İKSV cesurca davrandı. Fakat bakanlığın baskısı karşısında daha refleksif davranabilirlerdi. Anlaşıldı ki, bu sistem böyle” dedi.

Filmi öldürmek katır öldürmeye benzemez

Şimdiden birçok yerden davet aldıklarını ve Bakur’un izleyiciyle buluşması için bunları değerlendireceklerini aktaran Mavioğlu, “Suyu yolunu bulur. Film öldürmek katır öldürmeye benzemez. Bu film Türkiye’de gösterilecek” diye konuştu.