AKP dış politikası dün Suriye’de bir vekâlet savaşına taraf oldu, fiyaskoyla sonuçlandı; şimdi Libya’da bir fiyaskoya doğru koşuyor.
Suriye fiyaskosunun mimarı, hiç ders almayan, hiç pişman olmayan (hatta hiç anlamayan) Ahmet Davutoğlu (“altı haftada düşer”) bugün dış politikayı yönetmiyor, ama Suriye fiyaskosuna yol açan mantalite, peşinden koşturan fanteziler yine canlı. Bir “mimardan” öbürüne, değişmediğine bakarak bu mantalitenin siyasal İslamın realiteden kopuk dünyasının bir yapıntısı olduğunu düşünebiliriz…
O mantalite, ülkeyi dünyadaki bütün büyük güçlerle, Ortadoğu’daki ittifaklar zinciriyle sorunlu bir duruma soktu, manevra alanını, Doğu Akdeniz’de bile daralttı.
Peki, AKP bu “durumun” içinden çıkmak için ne yapmayı planlıyor? Görünen o ki yine bir imkânsız fantezinin peşinde koşuyor. Bu fantezi sanırım şöyle: AKP “ihvan” egemenliğindeki bir Tripoli yönetimi altında Libya’yı birleştirecek; bu “yeni Libya’daki” etkisiyle Doğu Akdeniz’de önünü kesen ittifak zincirini etkisizleştirecek.