Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yerel seçimlerde AKP ile ittifak yapma niyetlerinin kalmadığını açıklamasına yanıt verdi.
Erdoğan, çeşitli konularda farklı düşünmelerinin normal olduğunu dile getirirken yerel seçimleri kastederek “Herkes kendi yoluna” dedi.

Bahçeli’nin bugün sabah partisinin grup toplantısında AKP ile işbirliğini sona erdiren açıklamaların ardından iç siyasette gözler Erdoğan’ın grup toplantısına çevrilmişti.
Erdoğan, konuşmasının başında ‘cumhur ittifakı’nın taraflarının iki ayrı parti olduğunu ve her konuda aynı görüşe sahip olmak zorunda olmadıklarını belirtti. Erdoğan, MHP ile Danıştay’ın ‘Andımız’ kararı, emeklilikte yaşa takılanlar, cezaevi affı gibi konularda ayrı düştüklerini hatırlattı.
Bahçeli’nin ifadelerine karşı bilinen görüşlerini sıralayan Erdoğan afla ilgili kendilerinin de bir çalışma yürüttüğünü açıklarken şunları söyledi: “Milletime sesleniyorum: Allah aşkına bunlara ‘kader mahkumu’ diyebilir miyiz? Öte yandan can alan katillere, hırsızlara mı ‘kader mahkumu’ diyeceğiz? Zanilere mi kader mahkumu diyeceğiz? Ama biz devlete karşı işlenen suçlarda, devlet olarak burada yapılacak ne varsa bunu yapmaya gayret ederiz. Arkadaşlarımız bu çalışmaları da yaptılar, yapıyorlar.”
MHP’lilerin, Bahçeli’nin AKP’liler tarafından hedef alındığı yönündeki tepkilerle ilgili de Erdoğan şöyle konuştu: “Sosyal medyadaki kimi yorumların yanlış anlaşıldığını düşünüyor, üzüntüyle karşılıyorum. Kimseyi kişisel olarak hedef almamız söz konusu değildir.”
Erdoğan farklı düşüncelerin ‘cumhur ittifakı’na gölge düşürmemesi gerektiğini ve kendilerinin bu tutum içinde olmadıklarını belirtirken konuyu “Madem öyle, yerel seçimlerde herkes kendi yoluna” diye kapattı.
Andımız meselesi: Kürtçülük yapma hakkı doğar
Emeklilikte yaşa takılanlar meselesinde de devletin kaldıramayacağı bir faturası ortaya çıktığı için karşı çıktıklarını belirten Erdoğan ‘Andımız’ tartışmasıyla ilgili de Bahçeli’ye karşı argümanlarını şöyle sıraladı:
“Danıştay öğrenci andından yetki aşımı yaparak maalesef bu düzenlemeyi iptal etmiştir. Bu karar bir takım eski alışkanlıkların maalesef sürdüğünü gösteriyor. Türkiye’nin hak etmediği bir tartışmaya sürükleyen bu karar bir takım eski hastalıkların bünyemizde yaşadığını gösteriyor.
Bize göre milletimizin en büyük en etkili andı İstiklal Marşı’mızdır. İstiklal Marşı dışında bir ant tanımıyoruz, tanımayacağız. Bu tür tartışmalar günlük siyasetin ötesinde sembolik anlamı olan hususlardır. Türk’üm, Türk’üm ben ama şunu söyleyeyim; ben Türkçü değilim. Irkçılık bizim dinimizde yasaklanmıştır. Her etnik unsur kendi unsuru ile iftihar edebilir.
Şimdi sizin Türkçülük yapma hakkınız var. Ama öbür tarafta, siz böyle yaptığınız zaman da Kürt vatandaşımızın diğer tarafta Kürtçülük yapma hakkı doğar. Bunu yaptığınız anda ayrımcılık yapmış olursunuz.
Sembolik unsurlarımızın hepimizi kucaklaması gerekir. Bizim ‘rabia’mız işte tam da bunu kapsamaktadır. Ne diyoruz biz, tek millet… Türkiye’de ne kadar unsur varsa hepsini tek millette topluyoruz. Ve ikinci ‘tek bayrak’ derken istiklalimizi alameti farikası olan bir değerimizi vurguluyoruz. ‘Tek vatan’ derken her bir karış toprağın hepimize ait olduğunu vurguluyoruz. ‘Tek devlet’ derken maziden atiye uzanan son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet tanımadığımızı belirtiyoruz. Bizim ortaya koyduğumuz bu fotoğrafta tek tipçi rejim özentisi bir metnin çocuklarımıza her sabah okutulmasının bir etkisi var mıdır?”
Bozdağ’ın arkasında durdu
Erdoğan, Andımız kararına karşı çıktığı için Bahçeli’nin sert eleştirilerine hedef olan AKP Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ı da şu sözlerle savundu: “Ben ayrımcı değilim diyeceksin, anayasa komisyonu başkanımız benim milletvekilim, bakanlık yapmış arkadaşımıza, bakanımıza hem hakaret, hem tehdit savuracaksın. Onun arkasında bizler varız.
Bakanımıza yönelik bu tehdidi ve hakareti bir genel başkana yakıştıramadım. Bu çok üzücüydü. Yol arkadaşımı feda edemem, bunu bir defa bilmeleri lazım. Benim bu yol arkadaşımın ırkçılıkla uzaktan yakından alakası yoktur.
Niye hedef saptırıyoruz niye damgalama yapıyoruz? Bu bakanımızın şehrine ve ülkesine ne denli hizmetler yaptığının en yakın tanığı biziz. Hiçbir bakanımızın tehdit edilmesine göz yumamayız… Niye hedef saptırıyor, damgalama yapıyoruz?
Ülkeyi ve milleti sevmek çocuklarımızı buna uygun bilgi, beceriyle donatmakla olur. Biz 2053, 2071’i inşa etmek için ittifak kurduk. Bunun için artık bu tür meselelerdeki görüş farklılıklarının ‘cumhur ittifakı’na gölge düşürmesine izin vermemeliyiz. Biz bu ittifakın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız.
Milletimizin emaneti olan ‘cumhur ittifakı’nı günlük siyasetin üzerinde tutmak istedik. Gördük ki MHP farklı bir tercih yaptı. Madem ‘Biz yolumuza’ diyorlar, biz de ‘Herkes kendi yoluna’ deriz.
Ülkemiz, milletimiz, partimiz için hayati gelişmelerin olacağı bir dönem olacak. Yeni bir atılım sürecine giriyoruz. Siyasi, sosyal ve ekonomik ilişkiler içinde olduğumuz Avrupa zorlu günler geçiriyor. ABD’nin hamlelerini yakından izliyoruz. Orta Asya ile iyi ilişkiler içindeyiz.”
Grup sonrası açıklama: Cumhur ittifakı noktasında sıkıntım yok
Bahçeli, Erdoğan’ın sözlerine konu olan konuşmasının ardından yerel seçim ittifakına nokta koyduklarını ancak ‘cumhur ittifakı’nın devam ettiğini söylemişti.
Bu sözler grup toplantısı sonrası kendisine hatırlatılınca Erdoğan, “Cumhur ittifakı noktasında bizim bir sıkıntımız yok. Cumhur ittifakına leke gelmesini istemeyiz. MHP de biz de kendi adaylarımızla meydanlarda olacağız” dedi.