CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında ‘Erdoğan’a hakaret’ soruşturması başlatılmasını “Sonuna kadar hesap soracağız” diye yorumladı.

Kılıçdaroğlu, 5 Aralık’taki grup konuşmasında Rıza Sarraf’a hükümet üyelerinin belge verdiğini öne sürerek Erdoğan’a yüklenmişti.
Erdoğan da Kılıçdaroğlu’nun sözleri sonrası CHP lideri hakkında suç duyurusunda bulunarak ‘cumhurbaşkanına hakaret’suçundan dava açılmasını istemişti.
Ankara başsavcılığı, dilekçenin sunulmasından saatler sonra Kılıçdaroğlu hakkında ‘hakaret soruşturması’ başlatmıştı.
‘Suçunu örtüyor’
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, soruşturmaya karşı mücadele mesajı verdi.
Cumhuriyet’ten Ayşe Sayın’a konuşan Kılıçdaroğlu, soruşturmaya dair şunları kaydetti: “Suçlu suçunu örtmek için başka yollara başvurur. Kendi yakın çevresinin veya kendisine oy veren kitlenin kafasını karıştırmak için ‘Dava açtım’ diyor. Bir değil, beş değil, 50 savcı harekete geçse, tehditlere, şantajlara pabuç bırakmayız. Sonuna kadar gideceğiz, sonuna kadar hesap soracağız.”
Londra ziyareti
CHP liderinin diğer konular hakkındaki görüşleri şöyle
“* (Londra teması) Oldukça verimli geçti görüşmeler. En çok, ‘15 Temmuz’dan sonra, özellikle 20 Temmuz’da OHAL ilanından sonra ortaya çıkan tablo nasıl düzelecek, OHAL ne zaman kalkacak, yargı bağımsızlığı özellikle Anayasa Mahkemesi kararları’ üzerinde duruldu. Bu uygulamaları doğru bulmadığımızı ve OHAL görüşmelerinde de ‘Hayır’ oyu kullandığımızı ifade ettik.
‘İngilizlerin dikkatini çekmiş’
* Gittiğimiz bütün toplantılarda Man belgeleri olayının herkes tarafından bilindiğini öğrendik. Özellikle vergi cennetlerinde Erdoğan’ın yakınlarının girdiği ticari ilişki onların da dikkatini çekmiş.
‘Susturamazsınız kardeşim’
* Bize yönelik bir operasyon, şu anda Erdoğan ve hükümeti CHP dışında eleştiren kalmadı. Böyle bir tablo çıkınca bizim söylemlerimizden rahatsızlık duyuyorlar. Büyük bir ihtimalle ‘Biz herkesi susturduk, bu adamı niye susturamıyoruz’ diye düşünüyorlar. Susturamazsınız kardeşim. Beni sustursanız, diğer arkadaşları susturamazsınız. CHP’nin genlerinde Kuvayı Milliye’nin olduğunun farkında değiller. Kuvayı Milliye statik değil dinamik bir kavramdır. Kuvayı Milliye’yi temsil eden de CHP’dir. Bu bizim genlerimizde var. Bizi susturmak isteyeceklerdir. Dönemin Osmanlı padişahı da Mustafa Kemal Atatürk’ü susturmak istedi. İdam kararı vermişlerdi. Ne oldu, haklı olan kazandı. Biz haklıyız ve kazanacağız.
Kılıçdaroğlu da Lozan dedi
* Yunanistan’a gittiğimde atanmış müftüyü ziyaret ettim, seçilmiş müftü değil. Eğer Lozan Antlaşması’nın gereğine uyulacaksa, oradaki Türklerin kendi müftülerini seçmeleri lazım. İkincisi Türklerin kazandığı AİHM kararları uygulanmıyor. Bu kararların da uygulanması lazım. Üçüncüsü adalarımız işgal altında, bu işgale son verilmesi lazım.”