Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gezi davasında çıkan kararı ‘hukuk ve adalet dersi’ olarak tanımladı.

İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, insan hakları aktivisti Osman Kavala’ya ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten ağırlaştırılmış müebbet cezası vermişti.
Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi 18’er yıl hapis cezası almış, tutuklanmalarına hükmedilmişti.
‘Türkiye’nin Soros’u’
İstanbul’daki iftar programında konuşan Erdoğan’ın açıklamasından satır başları şöyle:
* Hukukta adalete güveni yeniden tesis ederek, adaletin yeniden güvenilir olmasını sağladık.
* En son malum zatla ilgili verilen bir karar bazı çevreleri çok rahatsız etti. Bu adam Türkiye’nin Soros’uydu. Gezi olaylarının perde arkası provokatörüydü. Bu olay malum çevreleri rahatsız etti. Bu ülkede hukuk ve yargı var. Bu yargı da inandıkları hakkın egemen olması için bu kararı verdiler.
* Dolmabahçe Camii’yi hatırlayın… Bira kutularıyla oturan o müptezeller… Camiden buradaki makamımıza kadar geldiler, Gezi’cilerle birlikte Taksim Meydanı’na yürüdüler.
‘Çevreciliğin destanını yazdık’
* İşte o Geziciler maalesef o gün orada kaldılar ve bunu ne adına yaptılar, çevre adına yaptılar. Bu nasıl çevrecilik! Çevreciliğin destanını bu ülkede biz yazdık. 5 milyon fidan ağaç dikerek yaptık. 12 tane ağacın nakli için ağaçlar sökülüyor, dediler. Ekonomimizi çökertmeye heveslendiler.
* Cumhuriyet mitingleriyle darbe çağrısı yaptılar. 367 garabetiyle Meclis iradesini gasp etmeye çalıştılar. Siyasi suikastlerle kaosa sürüklemeye kalktılar. Partimizi kapatmaya çalıştılar.
* Kızlarımızın başörtüleriyle üniversite kapılarında süründürüldüğü dönemden şimdi güvenlik güçlerimizin onları teminat altına aldığı döneme geldik.
* Gezi olaylarıyla ilgili kararla yargımız, vicdanları rahatlatmakla kalmamış, aynı zamanda benzer niyetleri taşıyanlara da hukuk ve adalet dersi vermiştir.