Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Covid-19 aşısını bulan Alman biyoteknoloji firması BioNTech kurucuları Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin’i Türkiye’ye davet edeceklerini söylerken Türeci’nin ismini anmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türeci için ‘Uğur Bey’in eşi’ demekle yetindi.

Erdoğan, Diyarbakır’da cuma namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.
AA’nın aktardığına göre “En yakın zamanda Uğur Bey ve eşi misafirimiz olacaklar. Böylece BioNTech’te çok daha seri bir adım atma fırsatını da yakalayacağız” diyen cumhurbaşkanı şunları söyledi: “Aşı olma noktasında aynen batı illerinde nasıl oluyorsa ben Diyarbakır’da da süratle aşılanmanın olacağına inanıyorum. Çünkü ne kadar aşıyı buralarda teşvik edersek, ne kadar aşı olayını rağbetle kabullenirsek buralarda da covid olayı daha da azalacaktır, daha da düşecektir.”
Kurban Bayramı tatilinin süresine ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, “Şu anda onunla ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. En uygun şekilde… Tatil süreci sanki böyle 10 gün, 9 gün gibi bu arada dolaşıyor, bunu millete seslenişte halkıma duyuracağım.”
Özlem Türeci kimdir?
BioNTech’in kurucu ortağı ve baş tıbbi sorumlusu Özlem Türeci, translasyonel ve klinik deneyime sahip bir doktor, immünolog ve kanser araştırmacısı olarak, kanser antijenlerinin keşfine, mRNA tabanlı bireyselleştirilmiş ve kullanıma hazır aşı adaylarının geliştirilmesine ve şu anda klinik geliştirme aşamasında olan diğer immünoterapi türlerinin geliştirilmesine öncülük etti. Türeci, BioNTech şirketinin Covid-19’a karşı mRNA tabanlı bir aşı geliştirme ve dağıtma konusundaki başarılı çabası olan ve bir yıldan kısa bir sürede tamamlanan tarihi bir başarı olan ‘Lightspeed Projesi’nin klinik gelişimine öncülük ediyor.
Türeci, daha önce Uğur Şahin ve Christoph Huber ile birlikte kurduğu Ganymed Pharmaceuticals AG’nin CEO’su ve baş tıbbi sorumlusu olarak görev yapmış, şirket 2016 yılında Astellas tarafından satın alınmıştı. Halen Almanya’da Kanser İmmünoterapi Derneği (CIMT) başkanı olarak görev yapan Türeci, diğer önemli ödüllerin yanı sıra yakın zamanda Alman Sürdürülebilirlik Ödülü’ne de layık görülmüştür.