Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Şu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Albaraka İslami Finans Zirvesi’nde dünyanın yaşadığı güvenlik krizi ve adaletsizlik hakkında konuştu. Erdoğan ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tespitini hatırlatıp çözüm yerine sorun üreten mevcut sistemin değişmesi gerektiğini söyledi:
“Dünyanın devasa bir köye döndüğü günümüzde sınırlar ve mesafeler bizi koruyamaz. Afrika’da onca yeraltı kaynağına rağmen insanlar açlıktan ölüyorsa, Suriye’de, Sudan’da, Yemen’de, kan akmaya devam ediyorsa Gazze’de 35 bin 600 masum insan acımasızca katlediliyorsa, medeniyetlerin beşiği Akdeniz mülteci kabristanına dönüşmüşse, her yıl binlerce umut yolcusu son nefesini çöllerde, dağlarda veriyorsa kusura bakmayın kimse kendini emniyette hissedemez, gece başını yastığa rahat koyamaz.”
Adaletin olmadığı yerde huzur ve barışın; güvenliğin olmadığı yerde de demokrasi ve özgürlüğün olmayacağını belirten Erdoğan “Açıkça ifade etmek gerekirse şu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur” dedi.
Erdoğan’ın açıklamasından öne çıkanlar şunlar:
*Adaletin olmadığı yerde huzur ve barış olmaz. Güvenliğin olmadığı yerde demokrasi ve özgürlük olmaz. Küresel sistemin elitleri bu tabloyu görmezden ve duymazdan geliyor. Fakat yaşadığımız her hadise, her bölgesel kriz yıllarca biteviye giden her kanlı barış ve barış karşısındaki savaş hepimize bu gerçekleri tekrar hatırlatıyor.
*İnsanlık olarak hem kendimizin hem evlatlarımızın müreffeh bir dünyada yaşamasını istiyorsak çözüm yerine sürekli sorun üreten mevcut sistemde özellikle ısrardan vazgeçmeliyiz. Bunun yerine daha dengeli, daha adilane, daha kuşatıcı bir sistemin ihdası için hep beraber el ele vermeliyiz.
*Karşı karşıya olduğumuz meydan okumalar esasen hiç birimize başka bir alternatif de bırakmıyor. Hangi inanca, kültüre, millete mensup olursak olalım bunun için mücadele etmemiz gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Küresel finansal mimarinin varlık gayesi aslında üretim ve refah artışına katkı yapmak olmalıdır.
*Var oluş gayesi üretimi, istihdamı ve değer üretimini desteklemek olan finansal sistem artık reel sektörden bağımsız ve reel sektörü sömüren bir yapıya dönüşmüştür. Sistem gelir ve servet adaletsizliklerini besleyerek yapay büyümeye yol açarak, az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler üzerinde aşırı baskı oluşturuyor.
*Günümüzde servet eşitsizliği dünyada en yüksek seviyesine çıktı. Dünyadaki en zengin yüzde 1’lik kesim, toplam küresel servetin neredeyse yarısına sahip.
*Zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha da fakirleştiren, zalimi güçlendiren bu (kapitalist) sistemin dertlerimize derman olmayacağını kabul etmek zorundayız.