Erdoğan, laiklik bildirisi imzacılarını hedef aldı: Nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, laiklik bildirisi imzacılarını hedef aldı: “Nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz…”

Fotoğraf: AA

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 81 ilin valiliğine gönderdiği yazıda Ramazan boyunca Türkiye genelindeki okullarda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzeneceğini bildirmişti.

Yazıya göre söz konusu ‘eğitsel ve sosyal’ etkinliklerde öğrencilere ‘adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerlerin kazandırılması’ hedefleniyor.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, genelgeyi anarak Anayasa’nın ilgili maddesinde ‘kimsenin ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya zorlanamayacağının’ belirtildiğine dikkat çekmişti.

Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, genelgenin ‘doğru, hukuki ve yerinde’ olduğu savundu. Cumhurbaşkanı ardından sözü 168 yazar, sanatçı, akademisyenin imzasıyla 17 Şubat’ta yayınlanan ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ başlıklı metne getirdi.

İmzacılara “Nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

* Bu yazının (MEB’in okullara gönderdiği ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ adlı genelge) gönderilmesinin hemen akabinde, Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat “Laiklik elden gidiyor” şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.

‘Noel süslemelerinden rahatsız olmazlar’

* Bunlar noel süslemelerinden, güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar.

* Biz bunların karın ağrısının asıl nedenini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini. Bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsalları, bu milletin ta kendisiyledir.

‘Sizi ne rahatsız ediyor?’

* Hayırdır çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması, hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklamaktan vazgeçin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla aidiyetini tekrar sorgulasın.

‘Çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz’

* Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz.

‘İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın’

* İnanç özgürlüğü, farklı inançlara adalet içinde yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Dışarıdan yabancı kavram ithal etmeye ihtiyacımız yok.

* Başkalarına benzeyerek değil, kendimiz, Türkiye olarak, düştüğümüz yerden doğrulacak, 86 milyon el ele Türkiye Yüzyılını kendi değerlerimizle inşa edeceğiz.

Laiklik bildirisi

168 yazar, sanatçı, akademisyenin imzasıyla 17 Şubat’ta ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ başlıklı bir metin yayınlandı.

O metinde Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi isimler de yer aldı.

İktidar çevreleri, metnin Ramazan veya toplumun inanç değerlerini hedef aldığını iddia etti.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!

Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte ‘Talibanlaştırma’ baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.

Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump’ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.

Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.

Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- ‘suçlu’ gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.

Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”

Dört meslek örgütü: Laikliği savunmak suç değil