Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Ekim’de seçimler öncesi son yasama dönemini açtı. Meclis’in tatilde olduğu üç aylık dönemde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, başkanlık sisteminin verdiği yetkiyle yüzlerce işlem yürüttü.

Meclis’te beşinci yasama dönemi 2 Temmuz’da sona ermişti. Üç aylık aranın ardından 1 Ekim Cumartesi günü yeni yasama dönemine başladı.
Bu dönemde Erdoğan’ın imza attığı çoğu karar doğrudan Meclis’i de ilgilendiriyor.
Erdoğan’ın Meclis kapalıyken aldığı kararları sıralayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Yaz tatilini fırsat bilerek çok sayıda kararı Meclis’ten ve halkın gözünden kaçırarak alelacele imzalamak, 84 milyonun çıkarları tek kişinin keyfi için hiçe saymaktır” dedi.
Karaca’nın derlediği verilere göre Erdoğan Meclis kapalıyken dört cumhurbaşkanı kararnamesi yayımladı, 26 milletlerarası antlaşma ve sözleşmeyi kabul etti, 185 cumhurbaşkanlığı kararına imza attı, 10 ayrı yönetmelik cumhurbaşkanlığı kararıyla yürürlüğe girdi, bir tebliğ yayımladı ve 150 atama kararı aldı.
Tabloyu eleştiren CHP’li Karaca, şunları söyledi: “Üç aya sıkıştırılan 185 kararın içeriğini incelediğimizde ilginç detaylarla karşılaştık. Yedi karar, çeşitli kadro ve atamalara dair karar ve yönetmelik değişiklikleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni doğrudan ilgilendiren dört karar, çeşitli yatırımlara hibe ve devlet desteği konusunda sadece 11 karar gözümüze çarptı. Uluslararası ilişkiler ve kamu kurumlarının yurtdışı örgütlenmelerine ilişkin de dokuz karar var. Peki geriye kalan 153 kararın içeriği nedir?”
‘Oldu olacak bakanlıkları da kaldırın’
Kabinede yer alan bakanları hatırlatan Karaca, kararların Erdoğan’ın almasını şöyle tiye aldı: “Bakanlıklar ve çeşitli diğer kamu kuruluşları ile ilgili toplamda 94 kurumsal karar alınmış. Bu kararların arasında TMSF ve TAPDK gibi kurumlardaki değişiklikler ya da Ateşli Silahlar Kanununda değişiklik gibi TBMM denetiminden geçmeden yürürlüğe girmesi çeşitli sakıncalar doğurabilecek bir sürü karar mevcut. Üstelik bu 94 içerisinde 24 karar, sadece Özelleştirme İdaresi ile ilgili değişiklikleri içeriyor. Üç ayda bir kurum hakkında 24 kararı ne amaçla ne gerekçeyle alıyorsunuz? Giderayak hangi usul ve uygulamaları yazboz tahtasına çeviriyorsunuz? Madem en kıyıda köşede kalmış konuların kararını bile Saray’dan alıyorsunuz, oldu olacak bakanlıkları da kaldırın. Yalnızca tasdik makamı sıfatına indirecekseniz Bakanlıklara ne gerek var?”