Erdoğan, 'Ecevit-Sezer kavgası'ndan 'başkanlığı' anlattı: Sebebi sistemin kendisi

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘başkanlık sisteminin gerekliliğini’ dönemin başbakanı Bülent Ecevit ile cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında yaşanan ‘anayasa kitapçığı kavgası’ üzerinden anlattı: “Bu ülke bu hallere düşmeli miydi? Bunun sebebi sistemin kendisiydi.”

Fotoğraf: DHA

Malatya’da düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan sözlerine şöyle başladı: “Müslüman, aynı delikten iki defa delikten ısırılmaz; derler. Biz aynı delikten değil iki, 20 defa ısırıldık. Yine de bazıları gereken dersi çıkarmadı, çıkarmıyor. Anayasa değişikliğiyle bir daha istikrarsızlık, kriz, kavga deliğinden ısırılmamak için gereken adımı atıyoruz, tamamlıyoruz. Ayakları ısırdılar be. Burun kırdılar. Kafa, göz yardılar. Nerede oldu bu? ‘Efendim parlamenter demokrasi’. İşte orada oldu.”

‘O bizim insani vasıflarımız’

Dünyanın hiçbir yerinde yürütme üzerinde geniş yetkilere sahip iki yöneticinin olmayacağını savunan Erdoğan, “Ya başbakan yetki sahibidir ya cumhurbaşkanı veya birisi vitrin süsüdür, öbürü icracıdır. Yetki hangisindeyse diğeri semboliktir” diye konuştu.

Türkiye’yi bu anlayışın geriye götürdüğünü söyleyen cumhurbaşkanı, selefi Abdullah Gül’le başbakan olarak çalıştığı dönemi, “O bizim insani vasıflarımızdı” diyerek anlattı.

‘Hiç beklenmeyen basın açıklaması’

Erdoğan sözlerini şöyle bitirdi: “Peki, bizden önce niçin anayasa kitapçığı başbakanın suratına fırlatıldı. Ondan sonra sayın başbakan merhum Ecevit, aşağıya inip koalisyon ortaklarıyla beraber o hiç beklenmeyen basın açıklamasını yaptı. Bu ülke bu hallere düşmeli miydi? Bunun sebebi sistemin kendisiydi.”

‘Anayasa kitapçığı’ krizi

19 Şubat 2001 günü düzenlenen MGK toplantısının başında Sezer, Ecevit’in Devlet Denetleme Kurumu’na getirdiği eleştirilere rahatsızlığını dile getirmesi üzerine gerginlik başlamış, Sezer’in ‘anayasal hakkını kullandığını’ vurgulaması üzerine dönemin başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan “O anayasayı bir de biz görelim, anlayalım” demişti.

Bunun üzerine Sezer, anayasa kitapçığını Ecevit ve Özkan’ın önüne fırlatmıştı.

Sezer’in bu hareketinin ardından toplantıyı terk eden Ecevit, başbakan yardımcılarıyla birlikte gazetecilerin karşısına geçmiş ve cumhurbaşkanının tavrını ‘terbiye dışı bir üslup’ olarak değerlendirerek, “Cumhurbaşkanı yüzüme Anayasa kitapçığını fırlattı. Hüsamettin bey de ben salondan çıkınca alıp ona doğru fırlatmış” demişti.

Yaşananlardan saatler sonra Türkiye, tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya kalmıştı.

Erdoğan, halka yeni sistemi kendisi anlattı: Yetkileri tek kişide topluyoruz

Erdoğan’dan ‘Hayır’a yeni yakıştırma: Şerre rıza şerdir

Başbakan Yıldırım, ‘Hayır’cılar kokteyline IŞİD’i de ekledi

Hükümetten ‘Hayır’ diyeceklere müjdeli haber: İlle de terörist olmak gerekmiyor

Erdoğan, ‘bir eksiği tamamladı’: ‘Hayır’ diyenlerin konumu 15 Temmuz’un yanıdır

Yıldırım’dan ‘Hayır’cılara: Türkiye monarşiyle yönetilse kralcı olurlardı

Erdoğan: Ülkeyi bölüp parçalamak isteyenler ‘Hayır’ diyor

Bakan Bozdağ’dan ‘kullanışlı propaganda’: PKK, ‘FETÖ’ ve DHKP-C ‘Hayır’ diyecek