MESUDE DEMİR
Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin (ISAPS), estetik / kozmetik uygulama ve ameliyatlarıyla ilgili küresel anketine göre yüz estetiği bir yılda yüzde 19,6 oranında arttı. Benzer artış Türkiye’de de gözleniyor.

Liposuction ilk sırada
Yine ISAPS’a göre liposuction (yağ emme) en yaygın yapılan ameliyat. Bunu meme büyütme, göz kapağı ameliyatı, karın germe ve burun estetiği izliyor.
2023’te tüm yüze (ve baş) yönelik 6,5 milyondan fazla işlem yapıldı. Bu yüzde 19,6’lık bir artış ve bir önceki yıla göre önemli bir büyüme. Artış hem cerrahi hem de cerrahi dışı uygulamalarda görülüyor.
Yüzde en sık müdahale edilen bölge göz kapağı. Bunu burun ameliyatları, dudak büyütme izliyor. Bir önceki yıla göre dudak büyütmedeki artışsa yüzde 29.
Botoks en sık yapılan cerrahi dışı işlem
Botoks (botulinum toksini) dünya çapında plastik cerrahlar tarafından hem kadın hem erkeklerde (tüm yaş gruplarında) en sık yapılan cerrahi dışı işlem. Toplam 8,8 milyon işlem bildirilmiş.
İkinci sırada, hyalüronik asit dolguları geliyor. Ardından epilasyon, cilt sıkılaştırma ve cerrahi olmayan yağ azaltma geliyor.
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanları Derneği’nin düzenlediği Kış Sempozyumu 2025’in konusu da ‘Yüz Estetiğinde Bütünsel Yaklaşımlar‘dı. İstanbul’daki toplantının başkanlığını Prof. Dr. Fethi Orak, bilimsel sorumluluğunu Prof. Dr. Ahmet Demir üstlendi.
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanları Derneği (TPRECD) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, özellikle COVID-19 pandemisi sırasında çevrimiçi toplantı ve görüşmelerin artmasıyla, sosyal medya hesaplarından yüz fotoğraflarının paylaşılmasının bu talepte çok etkili olduğunu söyledi.

Ekranda yüzünü gören estetik ihtiyacını ‘fark etti‘
Çevrimiçiyken kişiler ekranda hem kendisinin hem başkalarının yüzünü görüyor. Yazar, bu esnada katılımcıların kıyas yaptığını belirtti: “O zaman diyor ki ‘Ahmet’le aynı yaştayız ama onun göz kapakları iyi benimki düşmüş’ ya da ‘Alnım böyle olmuş, kaşım şöyle olmuş’. Bence bu yöndeki talepleri artıran birinci faktör bu. İkincisi sosyal medya. Paylaşımlarda en çok görünen yerimiz de yüzümüz.”
Botoks, dolgu vb. uygulamaları yaptıran erkeklerin sayısında da artış var. Yazar, “Kendi pratiğimde erkek hastalar yüzde 3-5’ken, şimdi yüzde 15 civarında” dedi.
‘Kuaföre, terziye gider gibi geliyorlar‘
Estetik ameliyat ve girişimleri yapan uzman ve merkez sayısı da arttı. Tıbbi malzeme, ürün ve yöntem çeşitliliği de öyle. Botoks, dolgular, ipler, lazer, radyofrekans, mezoterapi, hücresel tedaviler vs. gibi çok sayıda seçenek var. Talepteki patlamada reklam, halkla ilişkiler çalışmaları ve ‘sosyal baskı‘yla yaratılan ‘ihtiyaç’ etkisini göz ardı edemeyiz.
Yakın geçmişe kadar, sadece yüz germe ameliyatları vardı ve küçük bir kesim tarafından, gizli saklı yaptırılabilirdi. Artık bütçeler zorlanıyor, banka kredileri çekiliyor ve göstere göstere yapılıyor. Dudak, yanak ya da çeneye yönelik her ne uygulandıysa ‘belli olsun’, başkaları görsün isteniyor.
Yazar, “Endikasyon dediğimiz gereksinimler çok genişledi” dedi şöyle devam etti: “Hastalar sosyal medyanın etkisiyle mucizeler bekliyorlar. Mucize yok. Biz doktoruz. Evvela tıbbi gereksinimleri düşünmemiz lazım. Şimdi hastalar sanki kuaföre, terziye gider bize geliyor, ellerinde ameliyat tekniklerinin resimleriyle taleplerde bulunuyorlar. Hasta, ‘Şu teknikle bana bu ameliyatı yapar mısınız?’ deyince, ‘Bir dakika’ diyorum, ‘Siz bana teknik söylemeyin. O sizin işiniz değil. Kendinizde hoşunuza gitmeyen şeyi söyleyin, ben size o işin olup olamayacağını söyleyeyim’ diyorum. “
‘Estetik makyaj’da ileriye gitmemek şart
50 yılı aşkın süredir plastik cerrahi yapan Prof. Dr. Fethi Orak’a, birbirine çok benzeyen yüzler yapıldığını, bunun rahatsız edici olup olmadığını sordum. Orak’a göre mümkün değil: “Bahsettiğiniz, benzettiğiniz çoğu kişide gördüğünüz cerrahinin sonuçları değil. Cerrahi müdahaleler sokakta gördüklerimiz kadar değiştirmez. Bunlar bir takım enjeksiyonlar, dolgular. Daha kolaya kaçıyorlar. Maalesef hastaların duymak istediklerini söyleyen doktorlar o kadar çok ki günümüzde. Diğer yandan ihtiyacı olmasa da arkadaşı yaptırdığı için estetik isteyenler de var.”
Orak estetik cerrahiyi ‘estetik makyaj’ olarak tanımlıyor: “Ancak ‘ekstreme gitmemek’ şart. İyi veya kötü diye bir şey yok. Doz var. Hayatın tüm alanlarında böyle. Estetik cerrahide de dozunu ayarlarsanız çok güzel olur.”
Ameliyat tekniğine kadar bilmek istiyorlar
Hastaların ameliyatta kullanacağı tekniği bilmek ve işlem sırasında çekilen fotoğrafları istediğini anlatan Orak, şöyle devam etti: “Fotoğrafları vermiyorum. Çünkü kendim için çekiyorum. Daha sonra bakıp kendimi geliştirmek, bilimsel toplantıda kullanmak için. Ellerinde ameliyat videolarıyla geliyor, ‘Şu tekniği yapıyor musunuz?’ diye soruyorlar. Ameliyat tekniğini öğrenmek için ısrar edenlere, ‘Uçağa binince pilota kaç fitten uçaksınız? diye soruyor musunuz? Bırakın kendi işimi yapayım’ diyorum.”