Elif Şafak 'rahatsız': Daha çok oy demokrasi anlamına gelmez, hepimiz kaybediyoruz

Gezi eylemleri sürecinde iktidarın söylemlerinin toplumun yarısını ötekileştirdiğini belirten yazar Elif Şafak, “Sandıktan daha çok oy almanız demokrasi anlamına gelmez, demokrasi demek güçler ayrılığıdır, basın özgürlüğüdür, bunları kaybettiğimizden hepimiz kaybediyoruz” dedi.

‘Dindar değilim, örgütlü dinler insanları ayrıştırıyor’

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

 

Columbia Türk Öğrenci Birliği tarafından düzenlenen etkinlikte öğrencilerle bir araya gelen Şafak, konuşmasında, kendi kişisel ve yazarlık yaşamına ilişkin bilgiler verdikten sonra öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Şafak, “Ortadoğu’daki Batı karşıtlığı, dünyanın bir başka bölgesindeki İslam karşıtlığı, korkusuyla direk olarak ilgili, birbirlerini besliyorlar. İki yaklaşımı da eleştirmeliyiz, insanları ötekileştiren her türlü ideolojiyi eleştirmeliyiz, öteki kategorisine koyan yaklaşımlara karşı durmalıyız” diye konuştu.

Sufizmle ilgili yazdıklarından dolayı, Türkiye’de insanların kendisini dindar olarak algıladıklarına değinen Şafak, “Ben dindar birisi değilim. Çünkü örgütlü dinlerin insanları ayrıştırdığını düşünüyorum. Benim kozmopolitan ve göçebe yaşamım bana bunu öğretti. Türkiye’de de, kozmopolitan kültürü ve toplum yapısını zayıflattıkça, çok şey kaybediyoruz. Ekonomik kayıplardan söz etmiyorum, kültür ve bilinç kaybından bahsediyorum” dedi.

‘Oto sansür utanç verici’

Türkiye’de sözün özgür olmadığını düşündüğünü dile getiren ünlü yazar şunları söyledi: “Her yazar, gazeteci, her şair biliyor ki bir söz, makale, şiir, sosyal medya mesajı yüzünden başları belaya girebilir. Yazdığımızda da beynimizin bir tarafında bu bilgiyi taşıyarak yazıyoruz. Bunun sonucunda da büyük bir oto sansür ortaya çıkıyor. Ama oto sansür konusunda da konuşabildiğimizi sanmıyorum, çünkü çok utanç verici bir durum, umut verici değil.”

‘Çok gerilere gittiğimizi düşünüyorum’

Zaman zaman Türkiye’nin geriye doğru gittiğini düşündüğünü, kadınların eş ya da anne olmalarına yapılan vurguların abartıldığına dikkat çeken Şafak, “Çok gerilere gittiğimizi düşünüyorum. Ama bir bireyin anne olmamayı seçme, kendi yetenek ve yaratıcılıklarını değişik yollarla anlatma seçimi de olabilmeli. Erkek gücü çok ortada, çok saldırgan ve çok belirleyici. Kadının gücü de her geçen gün öteleniyor, baskılandırılıyor” diye konuştu.

‘Bunlar beni gerçekten rahatsız ediyor’

“Bir zamanlar, çok özel bir konu olduğu için kürtajı kimsenin tartışmayacağını düşünürdük. Artık kişisel hayat sorunu değil. Ya da kadınların kaç çocuk doğurması gerektiği de özel hayat konusu değil artık. Bunlar beni gerçekten rahatsız ediyor” diyen Şafak, şöyle devam etti: “Erkek politikacılar tepeden bakarak, kadının nasıl yaşaması gerektiğini, kalabalık ortamda kahkaha atmamaları gerektiğini, hayatlarını nasıl belirlemeleri gerektiğini söylüyorlar, bunlar beni gerçekten rahatsız ediyor. Kadınlar kendi hayatlarını kendileri belirleyebilmeli.”

‘Milliyetçiliğin ötesine geçmek gerek’

Türkiye’nin, çok dinli, çok dilli, çok kültürlü, çok etnik kökenli bir imparatorluktan ulusal devlet yapısına geçtiğini ancak Amerika gibi değişik etnik kökenlerden insanların eşitçe kendilerini bağlı duyacağı şemsiye bir kimlik oluşturulamadığını savunan Şafak, “Ülkenizi sevmek, insanları sevmek, milliyetçi olmaktan çok farklı şeyler. Milliyetçilik daraltılmış bir kimlik ve bunun ötesine geçmek gerek” dedi.

‘Kültürel ayrılıklara politik ayrılıklar da eklendi’

Bir soru üzerine, Türkiye’de özellikle son beş yıldır kutuplaştırılmış bir toplum yaratıldığını vurgulayan Elif Şafak, “Türkiye’de bazı kültürel ayrılıklar zaten vardı. Ama son beş yılda bu bu daha da kötüye gitti. Son yıllarda, kültürel ayrılıklara politik ayrılıklar da eklendi” diye konuştu.

‘Demokrasi ve çoğulculuk aynı şeyler değil’

Gezi eylemleri sürecinde iktidarın tutturduğu söylemin toplumun yarısını ötekileştirdiğini dile getiren Şafak, şöyle devam etti: “Türkiye’de yapılan en büyük yanlışlardan biri, demokrasiyi çoğulculukla karıştırmamız. Demokrasi ve çoğulculuk aynı şeyler değil. Sandıktan daha çok oy almanız demokrasi anlamına gelmez, demokrasi demek güçler ayrılığıdır, basın özgürlüğüdür, bunları kaybettiğimizden hepimiz kaybediyoruz.” 

‘İnsanların egolarını dengeleme zamanı’

Penguen’in iki çizerinin  Erdoğan’a ‘top işareti‘ yaparak hakaret ettikleri gerekçesiyle aldıkları cezayı hatırlatan Şafak, “Beni en çok kaygılandıran başka bir şey de mizah duygusunu yitiriyor olmamız. Bir çok karikatüristin başları çizdikleri yüzünden, belaya giriyor. İnsanların egolarını dengeleme zamanı” dedi.