Suriyeliler, Türkiye milli gelirinden sadece pay alan değil, eşdeğer olmasa da ona katkı yapar hale geldiler.
Mültecilerin veya göçmenlerin, gittikleri ülkenin sosyal dokusuna uyum göstermesi her zaman ve her yerde sıkıntılı olmuştur. Avrupa’da üç nesildir yaşayan Türklerin yarısı, içinde yaşadığı hatta doğup büyüdüğü ülkeye hâlâ intibak edememiştir. Avrupalılar için onların çoğu, uyumsuz ve sevimsiz yabancılardır. Mümkün olsa ülkelerine geri gönderilmelidir. Ama hayatın ve ekonominin gerçekleri, gönülsüz de olsa, geri dönülemez hale gelen bu yeni ‘ortak yaşamı’ vazgeçilmez kılmaktadır.
Türkiye’deki Suriyelilerin hali de, gitgide Almanya’daki Türklere benzemektedir. Onlar da, dindaş olmalarına rağmen ‘istenmeyen yabancılardır’. Özellikle gençler arasında işsizliğin çok yükseldiği bu son dönemde, sadece Suriyeli olanlar değil tüm mülteciler, ‘fiyat kırarak’ Türklerin işini elinden alan kötü kişilerdir. Üstelik genç Türkler, Suriye’de Suriyeliler için (?) çarpışırken, Türk Devleti tarafından beslenen genç Suriyeliler, yan gelip nargile tüttürmektedir. Acaba hangisi daha doğru? Ucuza mı çalışıyorlar yoksa nargile mi tüttürüyorlar.