Diyarbakır Barosu Başkanı: Gözaltı sonrası 'kayyum' da olursa kentte gerginlik artar

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmalarını değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, “Kentte belediyeye kayyum atanacağı yönünde ciddi bir endişe var. Kayyum atanması kentte gerginlik dozunun artmasına sebep olacak” dedi.

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

Önceki akşam Kışanak, Diyarbakır Havalimanı’nda, Anlı ise adresinde gözaltına alınmıştı. İkilinin evlerinde yapılan aramalar önceki gece 23.20 sıralarında, belediye binasında yapılan arama ise saat 05.20 sıralarında sona ermişti.

Bir gün sonra yapılan açıklamadaysa savcılığın, Kışanak’a ‘PKK lehinde söylem, özerklik çağrısı, resmi aracı PKK’lı cenazelerine tahsis etmek’ suçlamalarında bulunduğu belirtilmişti.

Dört Ayaklı Minare’nin korunması için basın açıklaması yaptığı sırada çıkan çatışma sonrası geçen Kasım’da hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi‘nin yerine 9 Ekim’de seçilen yeni başkan Özmen, darbe girişiminden bu yana bölgede 90’lı yılları andıran çatışmaların yaşandığını söyledi.

‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi askıya alındı’

Deutsche Welle Türkçe’den Hülya Topçu’ya konuşan Özmen, temel hak ve özgürlükler açısından ciddi ve yoğun ihlallerin söz konusu olduğunu söyledi: “15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra 20 Temmuz’da OHAL ilan edildi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi askıya alındı. Ve ne yazık ki OHAL tekrar uzatıldı. OHAL’in başlı başına varlığı bile temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran ya da ortadan kaldıran bir durum. Batı’daki bir ile gittiğinizde oradaki durumla Diyarbakır’daki OHAL’in aynı olduğunu söylemek mümkün değil. Yol aramaları, güvenlik önlemleri, sokakta yapılan etkinlik, eylem, basın açıklamaları açısından uygulamaların aynı olduğu söylenemez. Diyarbakır’da daha sıkı bir uygulama söz konusu. Bunun altını çizmek gerekiyor.”

‘Yapılanlar çözüme katkı sunmaz’

Diyarbakır Barosu Başkanı, Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmalarıyla ilgiliyse şöyle konuştu: “Yapılanların Kürt meselesinin çözümüne bir katkı sunmayacağını belirtmeliyim. Ne yazık ki Diyarbakırlılar ve biz hukukçular gidişata baktığımızde karamsar bir tablo görüyoruz. Biliyorsunuz bazı belediyelere geçen günlerde kayyum tayin edildi. Bu uygulamanın Gültan Hanım ve Fırat Bey’in gözaltına alınmasından sonra da uygulanabileceği yönünde kentte ciddi bir endişe var. Tabii böyle bir kayyum atanması başka, farklı bir gerginliğe, gerginlik dozunun artmasına sebep olacak. Yani umarım böyle bir uygulama yapılmaz. Diyarbakır’ın ya da bölgenin geleceği açısından da ne yazık ki önümüzde sıkıntılı bir süreç duruyor. Bu sıkıntılı süreci ortadan kaldırnmanın tek yolu, Kürt meselesinin ancak diyalog yoluyla, masada, şiddet dışı yöntemlerle çözümüne dair bir geri dönüş sağlanması gerekiyor. Aksi takdirde çatışmada kazanan taraf olacağına inanmıyorum. Her çatışma ve şiddet ortamı can kayıplarına, acılara, gözyaşlarına sebep olur.”