Diyanet İşleri Başkanlığı, son günlerde tartışma konusu olan ‘Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi’ filminin bazı bölümlerinde gerçeklikten uzaklaşıldığını ve hayali unsurların bulunduğunu söyledi.

Yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçeyle İran tarihinin en büyük bütçeli filmi olan ‘Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi’nin yönetmeni ise, ‘Cennetin Çocukları’, ‘Cennetin Rengi, ‘Serçelerin Şarkısı’, ‘Baran’ gibi filmleriyle tanınan Mecid Mecidi.
Film, Muhammed Peygamber’in hayatını konu ediyor. Daha önce Mustafa Akkad’ın 1977 yapımı ‘Çağrı’ filmi de aynı konuya odaklanmıştı.
BBC Türkçe’nin AA’dan aktardığına göre cuma günü gösterime giren filmle ilgili yazılı bir açıklama yapan Diyanet, “Bahse konu film, her ne kadar Hz. Peygamberin (SAS) hayatının ilk evrelerine ilişkin tarihsel gerçekliği yansıtma iddiası taşısa da filmin kimi bölüm ve sahnelerinde tarihsel gerçeklikten ciddi biçimde uzaklaşıldığı ve hayali unsurlara yer verildiği müşahede edilmektedir” dedi.
‘İslam tarihi kaynaklarında olmayan hususlara yer verildi’
Diyanet, İran’daki tüm dini otoriteler tarafından desteklenen ve dini lider Ayetullah Hamaney’in setini gezdiği filmle ilgili, “Filmde geniş Müslüman camianın hassasiyetleri konusunda özenli olmaya gayret edilmişse de muteber İslam tarihi kaynaklarında bulunmayan hususlara önemli oranda yer verilmiştir” yorumunu yaparken, filmde tarihsel gerçekliği zorlayan kurgusal unsurların bulunduğunu belirtti.
‘Resim’ ve ‘imge’ vurgusu
‘Batı’da yaygınlaşan İslamofobik nefreti izale etme’ çabasının takdir edildiği vurgulanan açıklamada Muhammed Peygamber’le ilgili “Müslümanlar, yukarıda ifade edilen hassasiyetlerinin bir gereği olarak bu sanat dallarında da Hz. Peygamberin (SAS) fizik ve sureti hakkında zihinlerde bir resim ve imge oluşmamasına büyük özen göstermişlerdir” ifadelerine yer verildi.
Filmin senarist ve yönetmeninin Diyanet’le görüş alışverişinde bulunduğu belirtilirken, “Filmin senaryosunda yönetmeninin ve çekildiği coğrafyanın dini-kültürel ufkunun dışına çıkma çabası görülmekle beraber, bu ufku aşmada ve bütün müslümanların ortak hissiyatına tercüman olmada zorlandığı değerlendirilmiştir” dendi.