Kınanma sırası Obama'da: Seçici ve tarafgir adalet anlayışını reddediyoruz

Dışişleri Bakanlığı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den sonra ABD Başkanı Barack Obama’nın ‘Ermeni soykırımı’nın 100. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamaya tepki gösterdi.

Obama, ‘soykırım’ yerine ‘büyük felaket’ demeyi tercih ederken, “Bu yıl, 20’nci yüzyılın ilk toplu mezalimi olan Meds Yeghern’in (Büyük Felaket) 100’üncü yılını anıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, “Bu seçici ve tarafgir adalet anlayışını reddediyoruz” derken, Obama’nın sözleri için ‘tek taraflı bir bakış açısını yansıtıyor’ ifadelerini kullandı.

‘Barış yolunda dost ve müttefik ülkeler düşen rolü ayrı’

obama
Fotoğraf: Reuters

 

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklama şöyle:

“ABD Başkanı Obama’nın 23 Nisan 2015 tarihinde yaptığı açıklamanın Türkler ile Ermenilerin ortak tarihlerinin acılı bölümünü adil bir hafıza temelinde değerlendirmekten çok uzak olduğunu üzüntüyle not ettik. Açıklamanın, I. Dünya Savaşı’nda yaşananların, Ermeniler kadar Türk halkı bakımından da hassasiyet taşıdığı gerçeğinden kopuk olması ve tek taraflı bir bakış açısını yansıtması sorunludur. Bu seçici ve tarafgir adalet anlayışını reddediyoruz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 23 Nisan 2014 günü yayınladığı taziye mesajı ile daha sonra Başbakanımız Ahmet Davutoğlu tarafından 20 Ocak 2015 ve 20 Nisan 2015 tarihlerinde yayınlanan açıklamalar konuya Türkiye’nin bakış açısını özenle yansıtan metinlerdir. Bunlar, geçmişte yaşanan acıları inkâr etmeden, doğru tanım ve tutumlarla paylaşmayı, Osmanlı Ermenilerinin kayıpları dâhil tüm kayıplarımızı birlikte ve saygıyla anmayı, dahası ortak geleceğimizi yeniden inşa etmeyi teklif eden samimi çağrılardır.

Bu tarihi konuda herkesi sağduyuyla hareket etmeye davet eden yaklaşımımıza ve uzattığımız dostluk eline olumlu karşılık almayı umut ediyoruz. Türklerle Ermenilerin barışmalarına giden yola adil bir biçimde katkıda bulunacak her ülke bu dostluk projesinin ortakları olarak tarihteki yerlerini alacaklardır. Bu çerçevede dost ve müttefik ülkelere düşen rolün ayrı bir önem taşıdığı da açıktır”