Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hastalarının ilaçları 'yok'

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Çocuk ve yetişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) hastalarının kullandığı ilaçlar eczanelerde bulunamıyor. Kırmızı reçeteli olan bu ilaçlar, hastaların eğitim ve günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri için çok önemli.  

Fotoğraf: AA

Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği, ilaç ödemelerinde kullanılan sabit avro kuruyla reel kurun arasındaki açık büyümeye başladığından beri ülkede ilaç sıkıntısı bitmedi.

En son kur ayarı geçtiğimiz ekimde yapılmış, ilaç için belirlenen avro kuru, yüzde 23,5 artışla 17,54 liradan, 21,67 liraya çıkarılmıştı. Böylece reel kur ile ilaç kuru arasındaki fark yüzde 70 olmuştu.

İlaç firmaları artışı ‘yetersiz’ bulup, 31 Aralık’a kadar yüzde 35’e çıkarılmasını talep etmişti.

İlaç kurunun güncel kurun çok altında kalması, özellikle ithal ilaçların tedarikinde sorunlara yol açıyor. Kritik ilaçların bulunması zorlaşıyor. Orta ve uzun vadede yenilikçi ilaçların Türkiye’ye gelmesini de olumsuz etkiliyor.

Hastalar reçeteleriyle eczane eczane ilaç aramaya devam ediyor.

DEHB’de iki temel ilaç (uyarıcı ve konsantrasyon artırıcı olarak) kullanılıyor. Metilfenidat, amfetamin türevi bir psikostimülan ilaç. Dopamini artırarak merkezi sinir sistemini etkiliyor. Atomoksetin de bir psikostimülan ilaç ve beyinde üretilen bir başka kimyasal olan noradrenalin üzerinden etki ediyor.

İlçe ilçe ilaç arıyorlar

Özellikle metilfenidatları (Ritalin, Concerta, Medikinet, Konsenidat vs.) bulmak, iğneyle kuyu kazımak kadar zor.

15 yaşındaki DEHB hastası kızının kullandığı ilacı İstanbul’un farklı ilçelerindeki eczanelerde arayan hatta başka şehirlerde yaşayan yakınlarına aratan bir anne, “Eczanelerin bazıları ilacın adını ben söylemeden, ‘yok’ diyor. İki üç aydır onlar da tedarik edemiyorlarmış” dedi.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nden psikiyatri uzmanı Dr. Erhan Yüksek, DEHB ilaçlarının sürekli kullanılması gerektiğini ancak ulaşmanın uzun zamandır sorun olduğunu söyledi.

Alternatifleri yok

Bu ilaçlar sadece çocuk değil, yetişkin hastalarda da kullanılıyor. DEHB çocukluk çağından itibaren görülen, erişkinlerde de devam eden bir hastalık. Bu hastalarda dikkati sürdürme becerisinin ciddi anlamda bozuk olduğunu belirten Yüksek, şöyle devam etti: 

“Dikkat her yerde çok önemli bir fonksiyon. Eğitim, sosyal ilişkiler, araba kullanma ve günlük hayattaki başka birçok işte önemli. Bu ilaçlar özellikli ve alternatifi yok. Yerlerine, ikinci sırada önerilen ilaçlar zayıf kalıyor, aynı etkileri alamıyoruz. Örneğin yetişkinler ilaca ulaşamayınca zorlanıyor, işleri tehlikeye giriyor. Becerileri düşmeye başlıyor.”

Bazı hastaların ilaçlarını ‘arada bir’ kullanarak idare etmeye çalıştığını anlatan Yüksek, şunları söyledi: “İlaca ulaşamamanın bedeli büyük oluyor. DEHB tedavisi hastanın birçok psikiyatrik hastalıktan koruması açısından da çok önemli. Tedavi olmayan DEHB hastaları (özellikle erişkinler) örneğin uyuşturucuya yönelmek ya da başka bağımlılık sorunları yaşayabiliyor. İlaçsızlığın telafisi çok pahalıya patlayabiliyor.”

Eczaneler arasında bu ilaçların takasını yapmak yasak

Söz konusu ilaçlar kırmızı reçeteli. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, son zamanlarda renkli reçeteli ilaçlarda da sorunlar yaşandığını vurguladı: 

“Özellikle dikkat eksikliğinde kullanılan ilaçlara ulaşmak mümkün değil. İlaç depolarından istediğimiz zaman bir ya da iki ilaç geliyor.”  

Eczacılar, eczaneler arasında kanuni hakları olan ilaç takası yaparak reçete karşılayabiliyor. Ancak renkli reçeteler için bu takas işlemini yapamıyorlar. Çünkü Sağlık Bakanlığı eczaneler arasındaki renkli reçeteyle verilen ilaçların takas edilmesine son verdi.

Saydan “Bu hastaların ilaçlarını karşılayamıyoruz. Sendika olarak yanlış uygulama için dava açtık. Yakın zamanda sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.

Firmalar Türkiye pazarından çekiliyor

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Pınar Özcan, ilaçların firmalardan depolara, dolayısıyla da eczanelere gelmediğini söyledi. DEHB ilaçlarını kullanan çok sayıda hasta olduğunu belirten Özcan, bir kısmının muadili de bulunmadığını anlattı.

Sadece DEHB’de değil, diyabet, kanser, tansiyon ilaçlarında da sıkıntı yaşandığını belirten Özcan, “İlaçsızlığın nedeni hükümetin fiyat politikası. Firmalar bazı ilaçlarını Türkiye piyasasından çekiliyor. Bunlar ağırlıklı olarak, orijinal ilaçlar dediğimiz, yurtdışı kaynaklı, yabancı ilaç firmalarının ilaçları” dedi.

‘Aileler seslerini bakanlığa duyursun’

Özcan ilaç yokluğunun kronikleştiğini ifade etti: “Fiyat düzenlemesi de çare olmuyor. Geçici çözüm. Hangi grup ilaç olursa olsun ‘yok’a girdiğinde aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. İlacına ulaşamayan hastanın karşısında ellerimiz kollarımız bağlı kalmak, ihtiyacını çözememek çok kötü. Elimizden de bir şey gelmiyor. Ailelerin ilaç taleplerini, seslerini yükselterek bakanlığa duyurmaları lazım.”

Öte yandan güncel kur ve sabit ilaç kuru arasındaki makasın yüksek olması yalnızca ithalatçı firmaları değil, üretim maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte yerli ilaç üreticilerini de olumsuz etkiliyor.

Türkiye’de ilaç fiyatları sabit kur kullanılarak hesaplanıyor. Mevzuata göre ilaçların fiyatlandırılmasında kullanılacak dönemsel avro değeri, bir önceki yılın ortalama avro kurunun yüzde 60’ı alınarak hesaplanıyor.

İlaç sabit kurundaki artış ‘ilaç’ olmadı