DEVA 'ittifak' için 'mevcut şartlar'a bakacak

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, herhangi bir ittifak için seçim kararını bekleyeceklerini söyledi.

Fotoğraf: AA (Arşiv)

Babacan, Halk TV’de katıldığı canlı yayında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Babacan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tutuklu insan hakları aktivisti Osman Kavala üzerinden iş dünyasına mesaj verdiğini öne sürdü.

DEVA Partisi lideri, Erdoğan’ın ABD’li yatırımcı George Soros’la birden fazla kez görüştüğünü ifade etti.

Babacan’ın açıklamasından satır başları şöyle:

* Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasal şiddet konusunda sağlam bir duruş göstermedi. Kılıçdaroğlu’nun saldırıya uğradığı videoyu yayınlaması siyasal şiddet içeriyor. Akşener’e yapılan saldırıda “Daha dur neler olacak” diyerek adeta şiddeti teşvik etti. Başka biri olsaydı hakkında yasal süreç başlatılırdı. Cumhurbaşkanının koruyan yasalar nedeniyle bu mümkün olmuyor.

* 1990’lardaki karanlık günlere dönüldüğünü görüyorum. (…) Ülkenin sorunlarına çözüm üretemeyen Erdoğan sürekli düşman buluyor. İktidar şu an korku siyaseti izliyor.

‘İş dünyasına mesaj’

* Erdoğan’ın Soros’la birden fazla görüşmesi oldu, bir görüşmede ben de vardım.

* Tek kişinin öne çıktığı bir süreç yaşanıyor. Osman Kavala’nın dosyasında delile dayanın bir suç unsuru yok. Sayın Erdoğan istemediği için bırakılmıyor. Bu Türkiye’yi her alanda itibarsızlaştırıyor. Bunu kendi Anayasa Mahkememiz ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de tespit etti. Burada şahsi bir inatlaşma var.

* Sayın Erdoğan bir kişi üzerinden bütün iş dünyasına, düşünürlerimize bir mesaj veriyor. “Bak kardeşim beni kızdırırsanız böyle olur” diyor. Bir korku salınıyor. Ekonomiyi mahvettiler ama iş dünyasından ses çıkmıyor. Ses çıkartamıyorlar.

* İş dünyası “Bu ekonominin sorumlusu Erdoğan’dır” diyebiliyor mu? Diyemiyor. İş dünyası “Aman Erdoğan’la ters düşmeyeyim, aman hiç olmazsa eldekini koruyayım” derdinde. Bu kavala meselesindeki inatlaşmanın böyle bir tarafı var.

‘Çekimser’ de demokrasi’

* Biz herhangi bir ittifakta yokuz. Tezkereyle ilgili blok hareket edemeyenlere sormak lazım. Tezkereler zor kararlardır. Her türlü vebali olur. İkilemler arasında karar verirsiniz. Tezkereye ‘Evet’ diyenlerin bir kısmının içinde fırtınalar kopuyor olabilir ‘Hayır’ deseydik diye.

* Biz tamamen analitik davrandık. Tezkere öncesi bir değerlendirme yaptık. ‘Evet’ diyenler vardı, ‘Hayır’ diyenler vardı ve ‘Çekimserler’ vardı. ‘Çekimserler’ daha fazlaydı. “Biz ‘Evet’ diyecektik de ‘Çekimser’e döndük” değil… Bizim Genel merkez yönetim kurulumuzda böyle bir eğilim çıktı. ‘Evet’le ilgili çekinceler var, ‘Hayır’la ilgili çekinceler var. ‘Çekimser’lik de demokrasi içinde bir seçenek.

‘Şartlara göre bakacağız’

* Her siyasi partinin lideri doğal bir cumhurbaşkanı adayıdır. Parlamenter sisteme geçildiğinde her siyasi partinin lideri başbakan adayıdır. Öyle olmasa siyasi parti neden var? İşin tabiatı böyle. Ancak şu da var; mevcut sistemde ittifaklar ortak bir aday çıkarmak durumda. Seçim kararıyla netleşecek bir durum. Seçim sayacı saymaya başladığında o günkü şartlara göre karar vereceğiz. Mevcut ittifaklar bir seçim ittifakı.