Deprem yıkımını azaltmak mümkün: Prof. Mustafa Erdik'ten yol haritası

Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdik’e göre depremlerin yıkıma yol açmasının nedenlerinden biri ‘hesap sorma süreçlerinin uzunluğu ve karmaşıklığı’. Erdik, ‘yanlış uygulama sigortası’nın çoğu ülkede can ve mal kayıplarını engellediğine dikkat çekerek acil önlem kapsamında binaların boşaltılmadan da güçlendirilebileceğini söyledi.

Fotoğraf: Canva

Türkiye, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerinde on binlerce binanın yıkılıp 40 binden fazla insanın ölmesinin nedenlerini sorguluyor.

Bilim insanları, İstanbul’da da yıkıma yol açması öngörülen Marmara depremiyle ilgili her fırsatta uyarıda bulunuyor.

Daha az yıkım mümkün

Bilim Akademisi’nin online yayını sarkac.org, Prof. Dr. Erdik’e “Depremlerde yıkımları nasıl engelleyebiliriz” diye sordu, kapsamlı yanıtları yalın bir dille derledi.

Erdik’e göre deprem hasarının azaltılmasının dört ana bacağı var:

  • 1. Risk belirleme (jeolojik inceleme)
  • 2. Mevcut riski artırmama (Bundan sonraki yapıların şartnameye uygun yapılması)
  • 3. Mevcut riski azaltma (Bina güçlendirme)
  • 4. Deprem sigortası uygulaması.

Erdik, jeolojik inceleme ve deprem sigortasında iyi durumda bulunduğumuz görüşünde: “Hatta örneğin İstanbul’u dünyadaki birçok kentten daha ayrıntılı olarak inceledik. Deprem sigortası uygulaması (DASK) da Türkiye’nin en başarılı olduğu konulardan biri’. Türkiye’de doğal afete karşı sigortalanma yüzde 60’a yakın.

Bu durumda geriye iki madde kalıyor: ‘Mevcut deprem riskini arttırmama’ ve ‘mevcut deprem riskini azaltma.’

‘Hesap sorma mekanizmaları karmaşık’

Mevcut deprem riskini artırmamak için, ‘bundan sonra yapılacak her yapının deprem şartnamesine uygun yapılması’ gerekiyor. Peki bu nasıl olacak?

Profesör Erdik, ‘Türkiye’de ilk deprem şartnamesinin 80 yıl önce, 1939 Erzincan Depreminden sonra çıktığını, 80 yıldır şartnamesine uyulması için uğraşıldığını’ belirtiyor: “Ben buradaki en büyük sorunun hesap verebilirlik olduğunu düşünüyorum. Bir yapı deprem şartnamesine uymadığında kim hesap verecek? Buradaki hesap verebilirlik işi karmaşık. Şimdi görüyoruz ilk aşamada tutuklananlar, sorumlu tutulanlar müteahhitler oluyor fakat müteahhit mahkemeye gittiğinde ‘projeler hatalı idi, yapı denetimi doğru yapılmadı, belediye ruhsat vermeseydi, malzemede bozukluk vardı’ gibi birçok neden ortaya atıyor ve süreç çok uzuyor. Neticede sorumlu veya suçlunun belirlenmesi zorlaşıyor.”

Dünyadaki çözüm: Yanlış uygulama sigortası

Erdik, bu sorunu çözen ülkelerdeki ‘yanlış uygulama sigortası’ndan (mesleki sorumluluk sigortası) söz ediyor: “Yanlış uygulama sigortası, bugün Türkiye’de tıpta kısmen var. Bu tür bir sigortanın proje yapan mühendislere ve inşaatı yapan müteahhitlere uygulanması çok önemli. Bu tür sigortaların mevcudiyetinde inşa edilen binada herhangi bir sorun olduğunda sigorta firması sorumlu tutulur, depremden kaynaklanan hasar sigorta firması tarafından karşılanır. Sonrasında da projeyi yapan mühendislerin veya binayı yapan müteahhitlerin bir daha sigorta yaptırma imkanı olmaz; ya primleri çok artar veya doğrudan sigorta yapılmaz. Sigorta firması zaten en başta da mühendis ve müteahhitlerin o güne kadarki işlerini inceler ve sigortayı verip vermeme kararı alır.”

Sarkac.org’daki yazıda Erdik deprem yıkımını azaltmayı başarmış ülkelerdeki başka sigorta uygulamalarını da anlattı. ‘Üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası‘ bunlardan biri: “Örneğin bu şekilde sigortalanmış bir otelde kalan kişiler yaralanırsa veya can kaybı olursa bu kişiler sigortadan büyük miktarlarda tazminat alır. Eğer siz otel işletmecisine ‘Bana üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası getirmezsen işletme ruhsatı alamazsın’ derseniz, hiçbir sigorta şirketi o binayı incelemeden o sigortayı yapmaz. Eğer sakıncalı durumlar görülürse otel işletme ruhsatı alamaz. Kamu binaları ile kamunun kullandığı özel yapılar (özel hastaneler, özel okullar, alışveriş merkezleri vs.) için de üçüncü şahıslara karşı mesuliyet sigortası yapılmalı. Bu sigortayı alamayan bir kuruluş örneğin bir AVM işletme ruhsatı alamamalı.”

Binaların dıştan güçlendirilmesi için yöntemler var

‘Mevcut riski azaltma’ kapsamında Erdik’in önerisi riskli binaların saptanıp bunların deprem performansının iyileştirilmesi. Erdik “Kentsel dönüşümün uzun vadeli bir çözüm olduğunu söyleyerek, acil çözüm için binaların dıştan güçlendirilmesi seçeneği üzerinde duruyor: “Binaların dıştan güçlendirilmesi için birçok yöntem var. Bugün bu tür problemlere çok iyi yeni çözümler de bulunabilir, bunu yapabilecek çok yetkin mühendislerimiz var. Örneğin çözüm üretmek için bir yarışma açılabilir, hatta uluslararası bir yarışma bile açılabilir. Problemi ‘Ben binalarımı içinde yaşayanlar yer değiştirmeden güçlendirmek istiyorum’ şeklinde ortaya koyduğunuzda çok değerli çözümler bulunacaktır diye düşünüyorum.”

Deprem

AKUT kurucusu: Enkazdan sağ çıkardıklarımız cenin pozisyonundaydı