Hevesini kırmak istemem de kendisine bazı öneri ve uyarılarım var.
Öncelikle, valizini fazla boşaltmasın ve makama çok fazla yerleşmesin.
Odasına fazla kişisel eşya taşımasın. Belki bir aile fotoğrafı, bir iki kalem, bir not defteri…
Çünkü kısa süre sonra döndüğü ülkenin 21 yıl önce ayrıldığı ülkeden pek de farklı olmadığını, hatta daha kötüye gittiğini görebilir.
Hukuk devleti kurallarından, ekonomi biliminden, liyakatten çok, yöneticilerin talimatlarının geçer akçe sayıldığı, mesela faiz indirmenin hatta sıfırlamanın “nas” olduğu bir ülkede olduğunu anlayabilir.
Boğaziçi’nde, Princeton’da, piyasada öğrendiği finans ve yönetim bilgisinin Baş ekonomist Tayyip Erdoğan’ın bilgisi ve donanımının yanında “solda sıfır” kaldığını anlayabilir.
En fenası, Baş ekonomist bir gün “Bir Merkez Bankası Başkanı atadık. Faizi düşür dedik ama düşürmedi. Kapının önüne koyduk” diyebilir.
Türkiye macerası kendisi için staj bulamamaktan daha büyük bir hayal kırıklığına dönebilir.